Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) "2025 Yılı Değerlendirmesi, 2026 Yılı Beklentileri" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonominin ciddi bir belirsizlik döneminden geçtiğini ifade eden Şimşek, buna rağmen piyasa algısının görece olumlu olduğunu ve 2026 yılı için Türkiye açısından destekleyici bir tablo oluşabileceğini dile getirdi.
Küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlik endeksinin tarihi zirvelere çıktığını belirten Şimşek, Türkiye'nin ticaret ortaklarında sınırlı da olsa bir toparlanma yaşandığını, avro/dolar paritesindeki seyrin ve emtia ile enerji fiyatlarının görece düşük kalmasının Türkiye açısından olumlu olduğunu söyledi.
Orta ve uzun vadede küresel risklerin devam ettiğine dikkat çeken Şimşek, korumacılık eğilimleri, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği, dönüştürücü teknolojiler ve artan jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomi açısından zorlu bir tablo oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin borçluluk açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, hane halkı, reel sektör, finans sektörü ve kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 94 seviyesinde olduğunu, benzer ülkelerde bu oranın yüzde 236, dünya genelinde ise yüzde 311 olduğunu söyledi. Şimşek, dezenflasyon süreciyle birlikte Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat penceresi açılacağını belirtti.
Konuşmasında yapay zekâya özel bir parantez açan Şimşek, bu alandaki dönüşümün üretimden sağlığa, savunma sanayiinden yeni malzeme keşfine kadar pek çok sektörü etkilediğini ifade ederek, Türkiye'nin bu alana mutlaka odaklanması gerektiğini söyledi. Büyük ölçekli veri merkezleri, nükleer enerji yatırımları ve büyük dil modeli tabanlı uygulamalara destek verildiğini kaydetti.
Türkiye'nin jeostratejik öneminin giderek arttığını dile getiren Şimşek, Batı ile dengeli ve pragmatik ilişkilerin sürdürüldüğünü, bölgesel istikrar için diplomatik çabaların devam ettiğini söyledi. Savunma sanayii ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını belirten Şimşek, bu alandaki kilogram ihracat değerinin 65 dolar seviyesinde olduğunu vurguladı.
2025 yılının ekonomik açıdan zor bir yıl olduğunu ifade eden Şimşek, buna rağmen makro finansal istikrarın güçlendirildiğini söyledi. Swap hariç net rezervlerde 123 milyar dolarlık artış sağlandığını, Kur Korumalı Mevduattan çıkışın başarıyla yönetildiğini ve CDS primlerinin gerilediğini açıkladı.
Enflasyonun düşüş eğilimini sürdürdüğünü belirten Şimşek, 2023'te yüzde 65 seviyesinde olan enflasyonun 2024'te yüzde 44'e, 2025'te ise yüzde 31 civarına gerilediğini ifade etti. 2026 hedefinin enflasyonu yüzde 20'nin altına indirmek olduğunu belirten Şimşek, bu düşüşün tüm alt bileşenlerde gözlendiğini söyledi.
Konut arzındaki artışın kira enflasyonunu aşağı çektiğini ifade eden Şimşek, yapı ruhsatı sayısının son yıllarda ilk kez 1 milyonun üzerine çıktığını, tarımda ise 2026 yılı için verimlilik ve üretim artışı beklendiğini kaydetti.
Şimşek, koşulların halen dezenflasyonu desteklediğini vurgulayarak, 2026 yılında ve sonrasında enflasyonla mücadelenin tüm araçlarla kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.