Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de cuma günü başlayan görüşmelerde ateşkese yönelik zemin oluşturulması hedefleniyor.
Görüşmeler öncesinde Kremlin, savaşın sona ermesi için Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinden çekilmesi şartını yineledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Ukrayna silahlı kuvvetleri Donbas'tan çekilmelidir. Bu son derece önemli bir koşuldur" açıklamasında bulundu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, temasların müzakereciler düzeyinde yürütüldüğünü ve bu formatın uzun bir aradan sonra ilk kez denendiğini belirtti. Kiev yönetimi sürecin dikkatle ilerletildiğini vurgularken, Rusya görüşmelere askeri ağırlıklı bir heyetle katıldı. Heyete, GRU askeri istihbarat başkanı Amiral İgor Kostyukov başkanlık ediyor.
Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff'un Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı yedinci temasın ardından gerçekleşti. Bu görüşmelerde Rusya'nın toprak talepleri ile Ukrayna'nın güvenlik garantileri ana gündem maddeleri oldu. Witkoff'un Moskova temaslarına Trump'ın damadı Jared Kushner ve Federal Satın Alma Servisi Komiseri Josh Gruenbaum da eşlik etti.
Kremlin'in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, görüşmeleri "her açıdan faydalı" olarak nitelendirerek, güvenlik başlıklarında çalışacak üçlü bir grubun Abu Dabi'de ilk toplantısını yaptığını açıkladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Kiev'deki mevcut yönetimin korunmasını esas alan herhangi bir barış planının Moskova açısından "kabul edilemez" olduğunu ifade etti. Moskova'nın, Ukrayna'nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi ve olası bir barış anlaşması sonrasında Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin bulunmaması yönündeki taleplerini de sürdürdüğü bildiriliyor.
Alman hükümeti ise Rusya'nın toprak taleplerinden geri adım atıp atmayacağı konusunda şüpheli. Hükümet sözcüsü Steffen Meyer, Moskova'nın askeri olarak kontrol etmediği bölgeler de dahil olmak üzere toprak talep etmeye devam ettiğine dikkat çekerek, böyle bir anlaşmanın Rusya'ya yalnızca "nefes alma alanı" kazandırabileceği uyarısında bulundu.
Görüşmelerin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmazken, tarafların yüz yüze bir araya gelip gelmediği de netlik kazanmadı. Zelenski, temasların iki gün süreceğini açıkladı.
Trump yönetimi son dönemde Kiev ile Moskova arasında yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Ancak bu süreçte Ukrayna'nın aleyhine bir anlaşmaya zorlanabileceği yönünde endişeler de dile getiriliyor. Trump, hafta içinde yaptığı açıklamada, Putin ve Zelenski'nin anlaşmaya varamaması halinde "aptalca davranmış olacaklarını" söyledi.
Zelenski ise Davos'ta yaptığı açıklamalarda, Rusya'nın işgal ettiği toprakların statüsünün hâlâ çözümsüz olduğunu ancak barış önerilerinin "neredeyse hazır" olduğunu belirtti. ABD ile Ukrayna arasında savaş sonrası güvenlik garantilerine ilişkin bir çerçevenin hazır olduğu, ancak bunun yürürlüğe girmesi için her iki ülkede de onay sürecinin gerektiği ifade edildi.