Bakan, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın yaklaşık bir buçuk yıldır asaleten yönetilmediğini öne sürerek, eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde tecrübeli yöneticilerin farklı görevlere kaydırıldığını, uzman kadroların tasfiye edildiğini ve kurumsal hafızanın zayıflatıldığını iddia etti.
Operasyon sayılarındaki artışın tek başına başarı anlamına gelmeyeceğini savunan Bakan, "Operasyon sayısının artması; uyuşturucu ekonomisinin çöktüğü, uluslararası ağların kırıldığı anlamına gelmez. Finans zinciri yerinde duruyorsa bu veriler yalnızca istatistiktir." ifadelerini kullandı.
Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın halen vekaleten yönetildiğini belirten Bakan, bu görevin Ömer Urhal tarafından yürütüldüğünü kaydetti ve stratejik güvenlik birimlerinin uzun süre geçici statüyle yönetilmemesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya da değinen Bakan, Yerlikaya'nın kadro tercihlerini eleştirdiğini ancak "planlı sabotaj yapan bir profil olduğu kanaatinde olmadığını" ifade etti.
İspanya açıklarında ele geçirilen 10 ton kokainle ilgili sürece de değinen Bakan, operasyon kapsamında İçişleri Bakanı'nın bilgilendirilmediği iddiasını gündeme getirerek, bunun koordinasyon sorununa işaret ettiğini savundu.
Bakan, "Eğer süreç İçişleri Bakanı'na bilgi verilmeden yürütüldüyse bu açık bir siyasi operasyondur. Bu durum devletin güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon sorununu göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca sokak operasyonlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Bakan, finansal ağların çökertilmesi, kara para zincirinin kırılması ve uluslararası bağlantıların çözülmesinin önemine işaret etti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye de çağrıda bulunan Bakan, narkotikle mücadelede ehil ve deneyimli kadroların görevlendirilmesi gerektiğini ifade etti.