Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası (KTO) Meclis Üyeleriyle bir araya gelerek Türkiye'nin ekonomi politikalarını ve reel sektörün beklentilerini değerlendirdi.
KONYA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, KTO Şubat Ayı Meclis Toplantısı öncesinde gerçekleştirdiği buluşmada, mevcut ekonomi politikalarının yönü ve reel sektör üzerindeki etkileri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Meclis Üyeleri sahadan gelen talep ve beklentileri dile getirirken, Taşkın yöneltilen soruları yanıtladı.
"REEL SEKTÖRÜN GERİ BİLDİRİMLERİ KIYMETLİ"
Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Başkan Yardımcısı Taşkın'ı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Öztürk, ekonomik gelişmeler ve reel sektör beklentilerinin doğrudan paylaşılmasının önemine dikkat çekerek, ekonomi politikalarının tasarımında sahadan gelen geri bildirimlerin dikkate alınmasını son derece değerli bulduklarını ifade etti. Kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün güçlenmesine vurgu yaptı.
Küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere de değinen Öztürk, pandemi sonrası kırılgan dengeler, artan jeopolitik riskler ve küresel finansal sıkılaşmanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini söyledi. 2023 sonrası uygulanan ekonomi politikalarının daha öngörülebilir, kural temelli ve dezenflasyonu merkeze alan bir çerçeveye oturtulmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.
Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, mali disiplinin güçlendirilmesi ve para politikasındaki sadeleşme adımlarının orta vadeli makroekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurgulayan Öztürk, finansal göstergelerde kademeli bir dengelenme sürecinin başladığını belirtti. Ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmasını önceleyen yaklaşımının, reel sektörün geleceğe olan güvenini artırdığını ifade etti.
Reel sektörün temel beklentisinin; enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden üretim kapasitesi, istihdam ve ihracat potansiyelini koruyacak seçici ve hedefli desteklerin sürdürülmesi olduğunu kaydeden Öztürk, güçlü makroekonomik dengenin ancak sürdürülebilir bir reel sektör yapısıyla mümkün olacağını söyledi.