İran'da ekonomik kriz ve hayat pahalılığı nedeniyle başlayan protestolar, hükümetin sert müdahalesine rağmen cumartesi gecesi de devam etti. Son üç günde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yüzlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi.
BBC tarafından doğrulanan görüntüler ve görgü tanıklarının aktardıkları, devletin protestolara yönelik şiddeti artırdığını ortaya koydu. İran Başsavcısı, protestolara katılanların "Tanrı'ya düşman" sayılacağını ve bunun idam cezası gerektirdiğini açıkladı.
Gösteriler kısa sürede İran'ın tüm eyaletlerine yayılarak 100'den fazla şehir ve kasabada etkili oldu. Protestocular, başlangıçta ekonomik taleplerle sokağa çıkarken, süreç içerisinde doğrudan dini lider Ayetullah Ali Hamaney yönetiminin sona ermesini talep etmeye başladı.
Hamaney, protestocuları "vandallar" olarak nitelendirerek ABD'yi memnun etmeye çalıştıklarını öne sürdü. ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "İran özgürlüğe hiç olmadığı kadar yakın" ifadelerini kullandı.
İnsan hakları kuruluşlarına göre, aralarında güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 100'den fazla kişi hayatını kaybetti. Hastanelerin yaralı ve ölülerle dolduğu, bazı morglarda yer kalmadığı bildirildi. Rasht kentinde bir hastaneye tek gecede 70 cansız beden getirildiği doğrulandı. Tahran'daki sağlık çalışanları, çok sayıda gencin başından ya da kalbinden vurularak hastaneye ulaşamadan yaşamını yitirdiğini aktardı.
Polis yetkilileri protestolarda "kilit isimlerin" gözaltına alındığını ve olaylardan "örgütlü grupların" sorumlu olduğunu savundu. Ancak bu iddialara ilişkin somut delil sunulmadı. İnsan hakları gruplarına göre şu ana kadar 2 bin 500'den fazla kişi tutuklandı.
İran genelinde internet erişimi büyük ölçüde kesildi. Uzmanlar, uygulanan internet kısıtlamalarının 2022'deki protestolardan bile daha sert olduğunu belirtiyor. Uydu interneti Starlink'in sınırlı şekilde kullanılabildiği ancak bunun ciddi riskler taşıdığı ifade ediliyor.
Uluslararası toplumdan da tepkiler yükseldi. Amnesty International, güvenlik güçlerinin protestoculara karşı ölümcül güç kullandığına dair son derece endişe verici raporlar aldıklarını açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İran halkının şiddet tehdidi olmadan görüşlerini ifade edebilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut gösteriler, 2022 yılında Mahsa Amini'nin gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından başlayan protestolardan bu yana ülkedeki en yaygın halk hareketi olarak değerlendiriliyor. O dönemde insan hakları örgütlerine göre 550'den fazla kişi yaşamını yitirmiş, 20 binden fazla kişi gözaltına alınmıştı.