Tarih: 19.02.2026 15:51

Şerafettin Kılıç’tan Milli Parklar Kanunu Teklifine Sert Eleştiri

Facebook Twitter Linked-in

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Parklar Kanunu teklifine ilişkin sert eleştirilerde bulundu.

Teklifin ilk bakışta doğayı koruma amacı taşıyor gibi göründüğünü ancak içeriğinde kullanım, yatırım ve ekonomik getiri odaklı bir yaklaşım barındırdığını savunan Kılıç, düzenlemenin doğayı korunması gereken ortak bir miras olarak değil, "yönetilebilir ve ticarileştirilebilir bir alan" olarak tanımladığını ifade etti.

"Devletin Görevi Doğayı İşletmek Değildir"

Doğanın yatırım başlığı ya da gelir kalemi olarak görülemeyeceğini belirten Kılıç, "Ormanlar, sulak alanlar ve milli parklar bütçe açığını kapatacak araçlar değildir. Devletin temel görevi doğayı işletmek değil; onu bütünlüğü ile koruyarak gelecek kuşaklara devredecek bir hukuk ve yönetim düzeni kurmaktır" dedi.

Teklifte sıkça yer verilen "doğa temelli turizm" ve "ekonomik sürdürülebilirlik" vurgularının koruma politikasının asli amacını perdelediğini savunan Kılıç, bu yaklaşımın milli park anlayışını bilim temelli korumadan uzaklaştırdığını ileri sürdü.

"Yetki Bürokrasiye Devrediliyor"

Kılıç, teklifin en tehlikeli yönlerinden birinin doğa koruma alanındaki yetkilerin yasamadan yürütmeye, yürütmeden de dar bir bürokratik yapıya devredilmesi olduğunu söyledi.

Daha önce bakanlık ya da cumhurbaşkanlığı onayı ile yapılan işlemlerin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün takdirine bırakıldığını belirten Kılıç, planlama, yapılaşma, yıkım ve gelir düzenlemelerinin kanun yerine yönetmeliklerle belirleneceğini kaydetti.

"Anayasa çok açık; yasama yetkisi devredilemez. Yürütme kanuna bağlıdır. Bu teklif ise kanunla düzenlenmesi gereken temel alanları ikincil mevzuata bırakmaktadır" diyen Kılıç, bunun hukuk devleti ilkesini zayıflattığını savundu.

"İdareye Yargısız Yıkım Yetkisi"

Teklif ile birlikte idareye yargı kararı olmaksızın kaçak yapıların yıkımı konusunda doğrudan yetki verildiğini belirten Kılıç, "Savunma hakkı yok, itiraz yok, mahkeme yok. Bu düzenleme mülkiyet hakkını ve yargı güvencesini fiilen ortadan kaldırmaktadır. Bu hukuk devleti değil, idari güç devleti anlayışıdır" ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi'nin yıkım gibi geri dönülmez işlemlerde etkili başvuru yollarının açık olması gerektiğine ilişkin içtihatlarına dikkat çeken Kılıç, teklifin bu güvenceleri ortadan kaldırdığını ileri sürdü.

"Teklife Karşı Çıkıyoruz"

Düzenlemenin yalnızca çevreyi değil, tarımı, su kaynaklarını ve kırsal yaşamı da etkileyeceğini savunan Kılıç, "Doğayı bir yatırım dosyası ya da gelir kalemi olarak değil, bize emanet edilmiş ortak bir miras olarak görüyoruz. Milli parklar şirket mantığıyla değil, kamu yararı ve bilimsel sorumluluk esas alınarak yönetilmelidir" dedi.

Kılıç, teklifin doğayı korumak için değil, "dönüştürmek ve ekonomik araca indirgemek" amacıyla hazırlandığını savunarak, düzenlemeye karşı olduklarını belirtti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —