Bir zamanlar sürgündeki muhalefetin önde gelen isimlerinden olan Kabawat, geçici devlet başkanı Ahmed Şara'nın isyancı güçlerinin 8 Aralık 2024'te Şam'a girerek Esad ailesinin onlarca yıllık iktidarını sona erdirmesinin ardından kurulan geçiş hükümetinde görev aldı. Kabawat, Şara'nın kabinesinde başka kadınlara yer vermemesinin önemli bir eksiklik olduğunu, ancak kendisine ilerleyen süreçte daha fazla kadının görevlendirileceği yönünde güvence verildiğini söyledi.
Geçiş hükümetinin ilk aylarına damga vuran mezhepsel şiddet olaylarında binlerce kişi hayatını kaybederken, Suriye'nin azınlık grupları bu şiddetten hükümet güçlerini sorumlu tutuyor. Kabawat ise olaylarla ilgili soruşturmalar açıldığını belirterek, "Bu suçları işleyenlerin çoğu şimdi cezaevinde" dedi.
Kabawat'ın öncelikleri arasında öksüz çocuklar, dul kadınlar ve Esad rejimi döneminde kaybolan on binlerce insan bulunuyor. Ayrıca 14 yıllık iç savaş boyunca yerinden edilmiş milyonlarca kişi için istihdam yaratmak ve barınma imkânı sağlamak da bakanlığın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Suriye nüfusunun yüzde 90'ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Kabawat, ocak ayında Halep'e giderek hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmalardan kaçan binlerce kişinin sığındığı kampları ziyaret etti. Daha önce de güneyde Dürzilerin yoğun yaşadığı bölgelerde yaşanan şiddet olaylarının ardından yardım çalışmalarında bulunmuştu.
Hukukçu ve müzakereci olan Kabawat, kariyerini büyük ölçüde güven ve barışın nasıl tesis edileceği üzerine inşa ettiğini belirterek, "50 yıllık bir diktatörlükten sonra insanların 'size güveniyoruz' demesi zaman alıyor. Güven, önce birebir ilişkilerde kurulmalı" dedi. Kabawat, "İnsanların çektiği acıları görüyorum ve bunun sorumluluğunu hissediyorum" ifadelerini kullandı.
Geçici parlamentoya yönelik dolaylı seçimlerde kadınların temsili düşük kaldı. Toplam sandalyelerin yalnızca yüzde 4'ü kadınlara giderken, İdlib'den tek bir kadın bile seçilemedi. Kabawat, kadınlara seslenerek, "Bir ya da iki kadının seçilmesini sağlamak için birleşmeli ve siyasi açıdan daha akıllıca düşünmeliydiniz" çağrısında bulundu.
Kabawat, görevinin "vitrin süsü" olduğu yönündeki eleştirileri reddederek, "Ben burada bir Hristiyan ya da sadece bir kadın olarak değil, bir Suriye vatandaşı olarak bulunuyorum. Kendimi azınlık olarak hissettiğim an meşruiyetimi kaybederim" dedi.
Suriye, Esad sonrası dönemde çeşitli ülkelerden milyonlarca dolarlık yardım alırken, ABD Başkanı Donald Trump da ülkeye yönelik yaptırımları kaldırdı. Ancak Dünya Bankası, ülkenin yeniden inşası için en az 200 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu tahmin ediyor. Süregelen güvenlik sorunları ve İsrail'in saldırıları ise bazı bağışçıların çekingen davranmasına yol açıyor.
Kabawat, uluslararası topluma birleşik ve acil bir destek çağrısı yaparak, "Tamamen yıkılmış bir ülkeyi devraldık. Kanunları yenilemek ve yeni bir ülkeye uyarlamak zaman alıyor" dedi.
Son olarak Kabawat, hükümetin kapsayıcı olması gerektiğini vurgulayarak, "Şara sadece tek bir tarafa dayanamaz. Hükümette olabildiğince fazla kesimi bir araya getirmezsek hayatta kalamayız" ifadelerini kullandı.