Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

102 Yıl Sonra Gelen Onur: İstiklal Madalyası Torununa verildi.
Tarih: 06.01.2026 13:23 Güncelleme: 06.01.2026 14:08

102 Yıl Sonra Gelen Onur: İstiklal Madalyası Torununa verildi.

İstiklal Madalyası’nı alamadan hayata veda eden Kurtuluş Savaşı Gazisi Kurban Yılmaz’ın hak ettiği onur, 102 yıl sonra torunu Metin Yılmaz’a teslim edildi; üç kuşağa yayılan vatan nöbeti, bir madalyada buluştu.

Gazete Gündem

Tarih 26 Ağustos 1922.
Türk ordusu, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün emrinde sabaha karşı saat 05.30’da Kurtuluş Savaşı’nı sona erdirecek Büyük Taarruz’u başlattı. Sis nedeniyle bir saat geciken harekât, yarım saat süren yoğun topçu ateşiyle Yunan mevzilerini yerle bir etti. Ne olduğunu anlayamayan Yunan birlikleri geri çekilmeye başladı.

Türk ordusunun kararlı ilerleyişi karşısında bozulan Yunan kuvvetleri, geçtikleri yerleri yakıp yıkarak kaçtı. 14 gün süren savaşın sonunda şanlı Türk ordusu düşmanı İzmir’de denize döktü. Tarihe Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçen bu eşsiz zaferin kahramanlarından biri de Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çöğender köyünden Recepoğulları sülalesinden Bayram oğlu Kurban idi.

  Cepheden Köyüne Gazi Olarak Döndü

Kurban Yılmaz, 5. Tümen, 10. Kafkas Alayı, 2. Tabur, 8. Bölükte makineli tüfek neferi olarak görev yaptı. Savaşın son safhalarında yaralandı ve gazi oldu. Köyüne gazi olarak döndü. Soyadı Kanunu’nun çıkmasıyla kendisine “Yılmaz” soyadı verildi. Türk ordusunun yılmaz neferlerinden biri olarak bu soyadı fazlasıyla hak ediyordu.

Kurban Yılmaz, 1959 yılında henüz 60 yaşındayken vefat etti ve doğduğu topraklar olan Çöğender köyünde toprağa verildi. Ancak İstiklal Madalyası’nı alamadan bu dünyadan göçüp gitmişti.

   Bir Asır Sonra Gelen Hak

Aradan 102 yıl geçti. Kurban Yılmaz’ın torunu Metin Yılmaz, dedesinin hak ettiği İstiklal Madalyası için Millî Savunma Bakanlığı’na başvurdu. Yapılan arşiv araştırmaları sonucunda Kurban Yılmaz’ın askerlik kayıtlarına ulaşıldı ve madalyaya hak sahibi olduğu resmen tespit edildi.

Metin Yılmaz, aldığı yazılı yanıtın ardından yaşadığı duyguyu şu sözlerle anlattı:

 

“Bakanlıktan gelen cevabı aldığımda büyük bir heyecan yaşadım. Haberi vakit kaybetmeden ailemle paylaştım. Beş erkek kardeşiz; hepimiz büyük bir onur ve gurur duyduk.”

 

   Üç Kuşak, Aynı Vatan Nöbeti

Kendisi de terörle mücadele gazisi ve emekli Emniyet Teşkilatı mensubu olan Metin Yılmaz, ailedeki gazilik mirasını şu sözlerle dile getirdi:

“Aile olarak iki Kıbrıs Gaziliği ve madalyası, bir terörle mücadele gaziliği ve madalyası, şimdi de bir İstiklal Madalyasına sahibiz. Bu gururu tarif etmek mümkün değil. Dedem Kurban Yılmaz’ın, bugün yaşadığım Balıkesir’den savaşarak geçmiş olması benim için ayrı bir onur kaynağı.”

 

Yılmaz, dedesinin madalyasını aile adına şerefle taşıyacağını belirterek şunları söyledi:

 

“Genç yaşta vatan için cephelerde savaşmış dedemin İstiklal Madalyası ve beratını büyük bir onurla saklayacağım. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.”

 

   Kanun Ne Diyor?

İstiklal Madalyası Kanunu’na göre; millî mücadelede şehit olanlar ile madalyaya hak kazandığı hâlde hayattayken alamayan gazilerin mirasçıları, yazılı başvuru yapmaları halinde bu onuru devralabiliyor. Kurban Yılmaz’ın madalyası da, en büyük oğlu Arif Yılmaz’ın vefat etmiş olması nedeniyle Balıkesir’de yaşayan torunu Metin Yılmaz’a teslim edildi.

Bir asır gecikmişti ama unutulmamıştı.
Bu madalya artık sadece bir nişan değil; üç kuşağa yayılan bir vatan nöbetinin sessiz ama güçlü hatırası.

Yorum