ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararın gerekçesini “anti-Amerikan ve işlevsiz yapılar” olarak açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Ocak’ta imzaladığı kararnameyle Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı’nın da aralarında bulunduğu toplam 66 uluslararası kuruluştan ABD’nin çekilmesini kararlaştırdı. Karar, ABD’nin son yıllarda çok taraflı uluslararası yapılardan ayrılma sürecinin devamı olarak değerlendiriliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararı sosyal medya platformu X üzerinden duyurdu. Rubio, söz konusu kuruluşların “anti-Amerikan”, “işe yaramaz” ve “israf kaynağı” olduğunu savunarak, ABD’nin artık Amerikan çıkarlarına aykırı hareket eden “küreselci bürokratları” desteklemeyeceğini belirtti.
Rubio ayrıca, Trump yönetiminin Birleşmiş Milletler kuruluşları da dâhil olmak üzere diğer uluslararası örgütler üzerindeki incelemelerinin sürdüğünü, bundan sonraki süreçte ABD’ye somut fayda sağlamayan yapılara finansal ve siyasi destek verilmeyeceğini ifade etti.
ABD, Trump yönetimi döneminde daha önce de UNESCO, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Paris İklim Anlaşması gibi önemli uluslararası mekanizmalardan çekilmişti. Bu kuruluşlarda ABD’nin bütçe payının yüzde 20 civarında olduğu biliniyor.
Washington’un çekilmesinin ardından söz konusu kuruluşlarda Çin, Rusya ve Avrupa Birliği’nin etkisi artarken, uzmanlar bu yapıların hem mali kapasitesinin hem de küresel etkinliğinin zayıfladığına dikkat çekiyor.
ABD’nin çekildiği kuruluşların önemli bir bölümünün merkezinin, BM Genel Merkezi’nin bulunduğu New York’ta yer alması da dikkat çekti. Bu durumun, söz konusu kuruluşlarda görev yapan binlerce uluslararası personeli ve BM’nin kurumsal işleyişini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı, 2005 yılında İspanya Başbakanı Luis Rodriguez Zapatero’nun girişimi ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle kurulmuştu. Hristiyan ve Müslüman toplumlar arasında diyalog ve karşılıklı anlayışı hedefleyen girişim, daha sonra ABD’nin de desteğiyle BM çatısı altına alınmıştı.
ABD’nin ittifaktan çekilmesinin ardından Türkiye ve diğer katılımcı ülkelerin nasıl bir tutum alacağına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
ABD’nin çekildiği kuruluşlar arasında, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, kadınların siyasal ve ekonomik hayata katılımı ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında faaliyet yürüten BM Kadın Birimi de yer alıyor. Türkiye, 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olmasına rağmen BM Kadın Birimi’ne desteğini sürdürmeye devam ediyor.
Washington yönetimi, Medeniyetler İttifakı, BM Kadın Birimi, BM Nüfus Fonu, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu’nun da aralarında bulunduğu toplam 66 uluslararası kuruluştan çekildiğini duyurdu.
Kararın, ABD’nin çok taraflı uluslararası sisteme yaklaşımında yeni bir dönemin habercisi olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.