Fırat’ın batısını boşaltarak doğuya çekilen Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik Suriye Arap Ordusu tarafından başlatılan saldırılar, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın devreye girmesiyle ateşkesle sonuçlanmıştı. Taraflar arasında 14 maddelik bir çerçeve üzerinde uzlaşı sağlanmasının ardından SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Şam’da bir araya geldi. Ancak görüşmeden anlaşma çıkmadı.
Görüşmeler sürerken, Suriye Arap Ordusu ile SDG güçleri arasında özellikle IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevleri ve kamplar çevresinde çatışmalar gün boyu devam etti. SDG, Haseki’nin güneyindeki Şeddadi Cezaevi’nin kontrolünü kaybettiğini ve burada tutulan yaklaşık 1.500 IŞİD militanının firar ettiğini duyurdu. SDG tamamen çekildiğini açıklarken, taraflar firarlardan birbirini sorumlu tuttu.
Rakka’daki El-Aktan Cezaevi çevresinde yaşanan çatışmaların ardından SDG unsurlarının çekilmesiyle buradan da binlerce IŞİD’linin kaçtığı bildirildi. Doğrulanamayan iddialara göre cezaevinde yaklaşık 5 bin tutuklu bulunuyordu. Şam yönetimi ise kaçan bazı IŞİD mensuplarının yakalandığını açıkladı.
SDG’nin kontrolündeki ve IŞİD’li ailelerin kaldığı El-Hol kampından da firarların yaşandığı ileri sürüldü.
Suriye TV’nin özel kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında Savunma ve Dışişleri bakanlarının da katılımıyla yaklaşık beş saat süren toplantıda, Şara, SDG’nin PKK’dan ayrıştırılması ve anlaşmanın tamamlanması karşılığında Abdi’ye Savunma Bakan Yardımcılığı teklif etti. Ayrıca Haseke’ye atanacak vali için bir isim önermesi istendi.
Abdi ise Haseke’nin tamamen SDG ve sivil kanadı tarafından yönetilmeye devam etmesini talep etti. Şara bu talebi reddetti ve anlaşmanın tamamlanması için İçişleri Bakanlığı güçlerinin Haseke’ye girmesini şart koştu.
Abdi, kendi liderliğiyle istişare etmek üzere beş günlük süre talep etti. Şara bu talebi reddederek gün sonuna kadar kesin yanıt verilmesini istedi. Aksi halde uluslararası taraflara Abdi’nin anlaşmadan çekildiğinin bildirileceğini ve Haseke dosyasının güç kullanılarak sonuçlandırılacağını söyledi.
Kadın Ordusu (YPJ) Genel Komutanı Rohilat Afrin, Erbil merkezli Rudaw TV’ye yaptığı açıklamada, toplantıya Şam tarafında İstihbarat Sorumlusu Hüseyin Selami, Savunma Bakanı Ebu Kasra, Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve bizzat Ahmed el-Şara’nın katıldığını; ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın da toplantıda hazır bulunduğunu aktardı.
Afrin, Şam yönetiminin uzlaşmacı davranmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“4 Ocak’ta yapılan teknik görüşmelerde SDG’nin üç tümen halinde orduya katılması ve özerk yapının korunması konusunda anlayış birliği vardı. Ancak son toplantıda her şeyi inkâr ettiler. ‘Haseki ve Kobani’yi derhal boşaltın, silahları bırakın ve orduya bireysel olarak katılın’ dediler. Biz bu dayatmayı kabul etmedik.”
Görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Suriye Arap Ordusu, SDG’nin kontrolündeki bölgelere yönelik ağır silahlarla operasyon başlattı. Haseki ve Kobani başta olmak üzere birçok yerleşim birimi kuşatma altına alındı. Özellikle Kobani bölgesine yoğun askeri sevkiyat yapıldığı bildirildi. SDG bölge genelinde seferberlik ilan etti.
Suriye Vakıflar Bakanlığı, SDG’ye yönelik askeri harekâtı “fetih” olarak nitelendiren bir genelge yayımladı. Irak’ta Saddam Hüseyin dönemindeki Kürt katliamlarını çağrıştıran Enfal Suresi’nden ayetle başlayan genelgede, camilerde “zafer ve fetih” kutlamaları yapılması istendi.
Erbil merkezli Rudaw TV’nin aktardığına göre, Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Ebu el-Hayr Şükri imzasıyla yayımlanan 20 numaralı genelge, Enfal Suresi 9. ayetle başlıyor. Belgede, Şam güçlerinin eylemleri “kahramanlık” olarak tanımlanıyor.
Kürt tarihinde, özellikle Irak’ta Baas rejiminin 1988’de gerçekleştirdiği ve yaklaşık 182 bin kişinin hayatını kaybettiği Enfal Katliamı nedeniyle derin travmatik anlam taşıyan bu sureye yapılan atıf, Suriye ordusunun Rakka, Tabka ve Haseke hattındaki saldırıları için referans olarak kullanılmasıyla dikkat çekti.
Genelgede, tüm camilerde şu uygulamaların yapılması istendi:
Beş vakit namazda Suriye ordusunun zaferi için Kunût duası okunması.
Halkın askeri harekâtın başarısı için dua etmeye teşvik edilmesi.
Askeri ilerlemelerin “fetih ve zafer” olarak kabul edilerek camilerde tekbir getirilmesi.