Yıldız, sosyal medya hesabından paylaştığı cuma mesajında, “Yargı bağımsızlığı, yalnızca anayasal metinlerde yer alan normatif bir ilke değil, yargı mensubunun vicdani kanaatini oluştururken hissettiği psikolojik ve mesleki güvence hissidir. Adalet; güçlü ve nitelikli hukukçuların varlığı, kanunların gücü, hukukun üstünlüğü, keyfi uygulamaların asgariye indirilmesi ve bunun sadece söze değil davranışlara yansımasıyla sağlanır” ifadelerini kullandı.
“Tutuklama son çare olmalı”
Yıldız, daha önce de tutuklama tedbirine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapmıştı. Tutuklamanın bir ceza değil, geçici bir araç olduğunu vurgulayan Yıldız, somut deliller bulunsa dahi her suçta tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanabileceğini belirtmişti.
Adli kontrolün, tutuklamanın amacıyla aynı işlevi gördüğünü ifade eden Yıldız, kişilerin özgürlüğünden tümüyle yoksun bırakılmaması için mümkün olduğunca bu yönteme başvurulması gerektiğini söyleyerek, “Tutuklama tedbiri son çaredir” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Ayrıca gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas alınmaması gerektiğini kaydeden Yıldız, “Kişi özgürlüğü ve güvenliğini sınırladığı için çok dikkatli hareket edilmeli, bin düşünerek bir kere karar verilmelidir” demişti.
Yıldız’ın son dönemde adil yargılama, tutuksuz yargılama ve hukukun üstünlüğüne ilişkin yaptığı paylaşımların, kamuoyunda devam eden bazı yüksek profilli davalarla bağlantılı olabileceği yorumları yapılırken, açıklamalarının hangi dosya ya da süreci işaret ettiği netlik kazanmış değil.