Son yıllarda dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de daha fazla kişi bu kampanyaya katılıyor. Peki, sadece bir ay alkol almamak vücutta hangi değişimlere yol açıyor?
Alkol tüketimine bir ay boyunca ara vermenin yalnızca uyku kalitesini artırmakla kalmadığı, kan şekeri, tansiyon, insülin direnci, karaciğer fonksiyonları ve ruh hâli üzerinde de ölçülebilir iyileşmelere yol açtığı ortaya kondu. Son yıllarda özellikle ocak ayında alkol almamayı tercih edenlerin sayısı artarken, bilimsel çalışmalar bu kısa sürenin bile sağlık açısından anlamlı sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
Alcohol and Alcoholism dergisinde yayımlanan ve 16 farklı çalışmayı kapsayan bir derlemeye göre, alkol kullanımına kısa süreli bir ara verilmesi hem fiziksel hem de psikolojik sağlıkta iyileşmelerle ilişkilendiriliyor. Derlemede, 150 binden fazla kişinin verileri incelendi.
Araştırmalara katılanlar daha iyi ruh hâli, daha kaliteli uyku ve kilo kaybı bildirdi. Aynı zamanda tansiyon, kan şekeri ve karaciğer fonksiyonlarında iyileşmeler gözlendi. Bazı çalışmalarda, alkolü tamamen bırakmak yerine belirgin biçimde azaltmanın bile sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığı saptandı.
Derlemenin başyazarı olan ve Buffalo Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan Megan Strowger, alkolün etkilerinin çoğu zaman yalnızca karaciğer hasarıyla sınırlandırıldığını vurguladı. Strowger, “Alkol, yaygın olarak dile getirilen karaciğer hasarının çok ötesinde, fiziksel sağlığımızın pek çok yönünü etkiliyor,” dedi. Strowger ve ekibi, sadece bir ay alkol almamanın tansiyon, insülin direnci, kan şekeri, karaciğer fonksiyonu ve hatta kanserle ilişkili büyüme faktörleri üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratabildiğini belirtti.
Çalışmalara göre, ay boyunca tamamen alkol almayanların yanı sıra, alkol tüketimini azaltan kişiler de bir ay sonra daha iyi zihinsel iyilik hâli bildirdi. Derlemede yer alan iki çalışmada, bu kişilerin altı ay sonra da “daha seyrek içme, daha az sarhoş olma ve daha düşük alkol tüketimi” davranışını sürdürdüğü kaydedildi.
Araştırmaya dahil olmayan Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Daniel Blalock ise sonuçları şöyle değerlendirdi: “İçki tüketiminde büyük düşüşler olmamasına rağmen, daha düşük tansiyon ve karaciğer anormalliklerinde iyileşme gibi fiziksel sağlık faydaları bulmaları etkileyici.”
Çalışmaya göre, alkolden uzak geçen bir ayda vücutta gözlenen değişimler haftalara yayılıyor:
1. hafta: Karaciğer, uzun süredir işlediği toksine ara verildiğinde kendini onarmaya başlıyor. İltihaplanma azalıyor, karaciğerdeki yağ oranı düşmeye başlıyor, karaciğer enzimleri normale dönme eğilimi gösteriyor. Uyku kalitesinde iyileşme görülse de başlangıçta geçici bir rahatsızlık hissi yaşanabiliyor.
2. hafta: Alkolün zarar verdiği bağırsak bariyeri onarılmaya başlıyor. Bağırsak mukozası yenileniyor, sindirim belirgin biçimde iyileşiyor, enerji seviyeleri yükseliyor, sistemik iltihap ve şişkinlik azalıyor.
3. hafta: Kronik alkol tüketimiyle baskılanan dopamin sistemi dengelenmeye başlıyor. Dopamin reseptörleri sağlıklı seviyelere yaklaşırken, şekerli gıdalar, işlenmiş besinler ve alkol isteğinde belirgin azalma görülüyor. Ruh hâli daha dengeli hâle geliyor.
4. hafta: Beyin sisi dağılabiliyor, anksiyete ve depresyon belirtileri azalabiliyor. Konsantrasyon ve zihinsel netlik artıyor, enerji seviyesi yükseliyor, tansiyon düşebiliyor ve ciltteki iltihap azalmasının etkileri görünür hâle geliyor.
Araştırmacılara göre, bir ayın sonunda karaciğer önemli doku hasarlarını onarmış oluyor, bağırsak bariyeri iyileşiyor ve dopamin sistemi normalleşme sürecine giriyor. Katılımcıların büyük bölümü bu sürecin ardından da alkol tüketimini daha düşük düzeyde sürdürmeyi tercih ediyor.
Strowger, alkol tüketimine ara verilen bu dönemi “damgalamayan ve erişilebilir” bir fırsat olarak tanımladı. Araştırmalarda öne çıkan bazı yöntemler şöyle sıralandı:
TIKLAYIN | Aylık sabah buluşmaları: Her güne nefes ve meditasyonla başla
Uzmanlar, ağır alkol tüketimi olan kişilerin ani bırakma durumunda titreme, bilinç bulanıklığı, hızlı kalp atışı veya nöbet gibi belirtiler yaşaması hâlinde derhal tıbbi yardım alması gerektiği uyarısında bulunuyor. Araştırmalar, alkol yoksunluğunun bazı durumlarda tehlikeli olabileceğini ve tıbbi gözetim gerektirebileceğini vurguluyor.