İngiltere Kralı Charles, kardeşi Prens Andrew’un tüm kraliyet unvanlarını, resmi sıfatlarını ve ayrıcalıklarını elinden aldı. Kraliyet ailesi tarihinde benzeri az görülmüş bu adımla, Andrew artık “Prens” olarak değil, yalnızca “Andrew Mountbatten-Windsor” adıyla anılacak.
Prens Andrew, yıllardır adının karıştığı tartışmalar nedeniyle kamuoyunun tepkisini çekiyordu. En büyük kriz, Amerikalı finansçı Jeffrey Epstein ve onun cinsel istismar ağıyla bağlantılı iddialarla patlak verdi. Epstein’ın mağdurlarından Virginia Giuffre’nin Andrew aleyhine açtığı sivil dava, 2022’de mahkeme dışında gizli bir tazminat anlaşmasıyla sonuçlanmış olsa da, olayın yankıları sona ermemişti.
CNN International'ın haberine göre, son aylarda medyaya yansıyan yeni belgeler ve tanık ifadeleri Andrew üzerindeki baskıyı yeniden artırdı. Kraliyet kaynaklarına göre Kral Charles, kamuoyundaki güvenin daha fazla sarsılmaması için kardeşiyle ilgili “kesin ve kalıcı bir çözüm” alınması gerektiğine karar verdi.
Bu kararın ardından Andrew’un “York Dükü” unvanı dahil olmak üzere tüm resmi kraliyet unvanları iptal edildi. Artık hiçbir törende ya da devlet etkinliğinde kraliyet ailesi mensubu olarak yer almayacak. Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Andrew, bundan sonra “özel bir vatandaş” statüsünde yaşamını sürdürecek.
Ayrıca, Andrew’un uzun yıllardır ikamet ettiği Windsor’daki Royal Lodge adlı malikâneden tahliyesi için resmi süreç başlatıldı. 30 odalı tarihi konutun, artık kraliyet görevlerinde aktif olan başka bir aile üyesine tahsis edileceği belirtiliyor. Andrew’un, Norfolk’taki Sandringham Malikanesi arazisinde kendisine ayrılacak daha mütevazı bir eve taşınması bekleniyor.
Kraliyet kaynakları, Kral Charles’ın kardeşine sınırlı bir “geçim ödeneği” sağlamayı planladığını, ancak bunun geçmişte aldığı geniş finansal desteğin çok altında olacağını aktarıyor. Bu destek, tamamen Kral’ın kişisel fonlarından sağlanacak; yani kamu kaynakları kullanılmayacak.
CNN'e göre bu adım, Kral Charles’ın tahta geçtiği günden bu yana yürüttüğü “modernleşme ve sadeleşme” politikasıyla da örtüşüyor. Kral, son dönemde kraliyet ailesinin kamusal görünürlüğünü azaltmak, masrafları kısmak ve kurumu daha hesap verebilir hale getirmek istiyor. Andrew kararı, bu stratejinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Saray çevreleri, Kral’ın bu konuda tereddüt yaşamadığını, ancak kararı ailesel bağlar nedeniyle “büyük bir üzüntüyle” aldığını ifade etti. Charles’ın, özellikle Kraliçe Elizabeth’in 2022’deki vefatından sonra, “monarşinin itibarını koruma” sorumluluğunu her şeyin önünde tuttuğu vurgulandı.
Andrew cephesinden şimdiye dek resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak yakın çevresinden gelen bilgilere göre, eski prens bu kararı saygıyla kabul etmiş durumda.
İngiliz kamuoyunda ise karara büyük ölçüde olumlu tepkiler geldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Kral Charles’ın “geç ama doğru” bir adım attığını savundu.
Prens Andrew’un statüsünün bu ölçüde azaltılması, modern İngiliz tarihinde çok nadir görülen bir durum. Daha önce benzer bir olay, 1936’da tahttan feragat eden VIII. Edward’ın “Windsor Dükü” unvanını alarak kraliyet ailesinden kısmen uzaklaştırılmasıyla yaşanmıştı.
Uzmanlara göre bu karar, monarşinin kendi içinde “ahlaki ve kurumsal sınırlarını” yeniden tanımladığı bir dönüm noktası anlamına geliyor. İngiliz Kraliyet ailesi açısından, hem kamu güvenini koruma hem de tarihsel mirasını yenileme çabasının simgesi olarak değerlendiriliyor.