MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çözüm süreci komisyonunun İmralı ziyaretinde PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 'Devlet Bey’in el sıkmasıyla başlayan süreç içinde verdiğim sözlerin arkasındayım. PKK’nın sadece elindeki silahları değil zihinsel olarak da silahları bırakması gerekiyor' sözlerine atıfta bulunarak, 'PKK’nın kurucu önderliğinin mesajları makul, müspet, muteber ve muhayyeldir. Bu mesajın hilafına, kamuoyuna maksatlı açıklamalar yapmanın, süreci çarpıtmanın hiçbir mana ve ehemmiyeti yoktur' dedi. Bahçeli; Kürdistan Demokratik Birlik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani'nin Şırnak'taki programa uzun namlulu silah taşıyan korumalarıyla katılmasını 'provokasyon' olarak nitelendirdi. Bahçeli, KCK yürütme Konseyi Eş-Başkanı Bese Hozat'ın açıklamaları için de 'sorumsuz ve sakat açıklamalar' nitelendirmesini yaptı.
MHP lideri Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni'nde konuştu. Bahçeli, çözüm sürecine dair mesajlar verirken, İBB operasyonuyla ilgili olarak da 'Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İBB soygunluğu her tarafa sıçramıştır; bu bir ahlâk krizi değil midir?' ifadesini kullandı.
Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
'Bazı provakatif çıkışlara, siyonist-emperyalist telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah söylemlere rağmen aşama aşama kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz.
PKK’nın kurucu önderliğinin mesajları makul, müspet, muteber ve muhayyeldir. Bu mesajın hilafına, kamuoyuna maksatlı açıklamalar yapmanın, süreci çarpıtmanın hiçbir mana ve ehemmiyeti yoktur.'
Bozkurtluğumuza gelince; ben elbette bozkurtum. Ecel aman verdiği müddetçe bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim.
PKK’nın kurucu önderliğinin dediği gibi; yalnızca fiili silahların değil zihinsel anlamda da silahların terk edilmesi gerekmiyor mu? Çatışma ve gerilim çıkmazında nefes nefese kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkemiz adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli barış mimarisini hayata geçirmektedir. Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır.'