İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105’i tutuklu 402 sanığın tamamı hakkında tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Tutukluluk incelemesinde beyan verme talebi kabul edilen tek sanık, daha önce etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen ancak çelişkili ifadeleri gerekçesiyle yeniden tutuklanan iş insanı Adem Soytekin oldu.
Mahkemede savunma yapan Soytekin, bugüne kadar kendi talebiyle 8 kez etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğini belirterek, önceki tüm beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini anlatan Soytekin, dosyaya konu işlemlerin büyük bölümünün belediyeye yaptığı kamu yararına işler karşılığında gerçekleştiğini savundu.
KİPTAŞ’a ait olduğu belirtilen ve CHP’li delegelere dağıtıldığı öne sürülen 70 daireye ilişkin iddialar hakkında konuşan Soytekin, söz konusu dairelerin kimlerin üzerine yapıldığını gösteren kayıtların cezaevinde erişimine açık olmadığını söyledi. Soytekin, tahliye edilmesi halinde tüm listeyi mahkemeye sunacağını beyan etti.
Dosya kapsamında kırmızı bültenle aranan Emrah Bağdatlı hakkında da dikkat çekici iddialarda bulunan Soytekin, Bağdatlı’nın Murat Ongun’un ortağı olduğunu ve Ongun’a ait malların kendi üzerine geçirildiğini öne sürdü. Soytekin, Bağdatlı’nın bu nedenle “kasa görevi” gördüğünü iddia etti.
Soytekin, Metin Gül’ün iskan almak için 3 milyon TL istendiğini bizzat kendisine söylediğini, bu bedelin Fatih Keleş’e ödendiği kanaatinde olduğunu belirtti. Metin Gül ile arasında ticari ilişki bulunduğunu da kayda geçirdi.
İddianamenin 6’ncı eylemine ilişkin beyanında Soytekin, Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olmadığı döneme ait projelerle ilgili olarak, bazı müteahhitlerin 30 milyon TL talep edildiğini kendi aralarında konuştuklarını söylediğini aktardı. Kendisine verilen daire ve dükkânların toplam değerinin bu rakamın çok altında olduğunu ifade etti.
Soytekin ayrıca iddianamede yer almayan ancak “ciddi yolsuzluk” olduğunu iddia ettiği Vira İstanbul projesine ilişkin ayrıntılı anlatımlarda bulundu. İhalenin danışıklı şekilde gerçekleştirildiğini, kamu payının çeşitli yöntemlerle el değiştirildiğini öne süren Soytekin, tahliye olması halinde belge ve kayıtları mahkemeye sunabileceğini söyledi.
Ara değerlendirme yapan mahkeme, Adem Soytekin’in beyanlarına rağmen kaçma ve delil karartma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına hükmetti.