Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

“Bu dava, barış sürecinin samimiyet testidir”
Tarih: 23.01.2026 13:13 Güncelleme: 23.01.2026 13:16

“Bu dava, barış sürecinin samimiyet testidir”

Bir yıl önce tutuklanarak yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “Kent Uzlaşısı” davasında karar duruşması bugün yapıldı.

Gazete Gündem

Savcılığın önceki celsede Özer hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talep ettiği davada, Özer mütalaaya karşı savunmasını beraat ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebiyle tamamladı.

CHP’li belediyelere yönelik ilk operasyon olan 30 Ekim 2024’te gözaltına alınıp tutuklanan Özer, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılanıyor. Önceki duruşmada yurt dışına çıkış yasağı ve şehir terk etmeme şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verilen Özer, başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunduğu için cezaevinde kalmaya devam etmişti. Bu dosyadan da daha sonra tahliye edilmişti.

Duruşma, Silivri’de Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 2 No’lu salonda İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görüldü. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Turan Taşkın Özer ve Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı izledi.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak Özer’in 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Bunun üzerine söz alan Özer, hakkındaki suçlamaların tamamen mesnetsiz olduğunu savunarak, iddianamenin büyük ölçüde gizli tanık beyanlarına dayandığını, somut ve fiilî bir delil bulunmadığını söyledi.

Özer savunmasında, “Ben asla irademi bir örgüte teslim etmedim. Her türlü şiddetin karşısında oldum. Ahmet Özer, Türk ve Kürt kardeşliğinin ortak bileşenidir. Kürttür, Türktür, bilim insanıdır, aydındır; bu ülkenin toplamıdır” dedi.

Kendisine yöneltilen suçlamaların, görüşme yaptığı bazı isimlerin aynı dönemde Cumhurbaşkanı, CHP Genel Başkanı ya da MHP Genel Başkanı ile de görüşmüş olmalarıyla çeliştiğini vurgulayan Özer, özellikle DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan’ın Cumhurbaşkanı tarafından Külliye’de kabul edilmesini hatırlatarak, “Cumhurbaşkanınca Külliye’de ağırlanan bir milletvekiliyle benim telefon görüşmemin olması nasıl olur da bana suçlama yapılmasına dayanak olabilir?” diye sordu.

Savunmasının en dikkat çeken bölümünde Özer, “Benim iki dedem de Çanakkale Savaşı’nda şehit oldu. Bu vatanın toprağı benim akrabalarımın kanıyla ıslanmış. Ben de bu vatanın evladıyım. Kürtlerin temsil haklarını yerine getirdiğim bir suç olarak gösterilmiş. Bu dava, barış sürecinin samimiyet testidir” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir saat süren savunmasının sonunda Özer, beraatini ve hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor.

Yorum