İran’da hayat pahalılığı ve yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi nedeniyle başlayan protestolar ülke geneline yayılırken, gösterilere yönelik sert güvenlik müdahaleleri ve can kayıpları kamuoyundaki gerilimi artırıyor. Ülke genelinde tansiyon yükselirken, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in mal varlığına ilişkin eski ancak yeniden gündeme gelen bir iddia dikkat çekti.
Reuters’in 2013 yılında yayımladığı kapsamlı araştırmaya göre, Hamaney’in doğrudan kontrolünde olduğu belirtilen Setad adlı kuruluşun yönettiği mal varlıklarının toplam değerinin yaklaşık 95 milyar dolar olduğu öne sürüldü. Söz konusu varlıkların, Hamaney’in şahsi mülkleri değil; dini lidere bağlı Setad yapılanması bünyesinde toplandığı ifade edildi.
Tam adı Setad-e Ejraiye Farmane Hazrat-e Emam (İmam’ın Emrini Uygulama Karargâhı) olan yapı, İran’da doğrudan Dini Lider’e bağlı, denetim dışı ve şeffaf olmayan mali yapısıyla bilinen devasa bir ekonomik organizasyon olarak tanımlanıyor. Setad, 1989 yılında İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin talimatıyla, “sahipsiz” ya da “müsadere edilmiş” mülkleri yönetmek amacıyla kuruldu.
Zamanla Setad; finans, enerji, petrol, telekomünikasyon, ilaç ve inşaat başta olmak üzere İran ekonomisinin birçok stratejik sektöründe faaliyet gösteren bir holdinge dönüştü. Barakat Vakfı gibi alt kuruluşlar aracılığıyla sosyal yardım projeleri yürüttüğü belirtilen yapı, aynı zamanda devletin kritik yatırımlarında da önemli bir rol oynuyor.
Setad, doğrudan dini lidere bağlı olması, denetim mekanizmalarına kapalı yapısı ve ekonomik gücü nedeniyle hem İran iç siyasetinde hem de uluslararası arenada tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD ve bazı Batılı ülkeler tarafından yaptırım listelerine alınan kuruluş, İran ekonomisindeki “paralel yapı” eleştirilerinin merkezinde yer alıyor.
İran’da protestolar, 28 Aralık 2025 tarihinde yerel para biriminin sert değer kaybı ve artan hayat pahalılığı nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı gösterilerle başladı. Kısa sürede birçok kente yayılan eylemlere güvenlik güçlerinin sert müdahalesi uluslararası kamuoyunda tepki çekti.
Yetkililer ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 11 Ocak’ta yayımladığı raporda; gösterilerin 15’inci gününde 37’si güvenlik görevlisi, biri savcı, 8’i çocuk olmak üzere toplam 544 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 681 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.