İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TBMM Katip Üyesi Yasin Öztürk ve İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği’ni (PMD) ziyaret etti. Ziyarette gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çömez, Meclis’in işleyişinden bölgesel gelişmelere kadar birçok başlıkta iktidarı eleştirdi.
Meclis Genel Kurulu’nun bu hafta üç kez toplantı yeter sayısı bulunamadığı için kapanmasına değinen Çömez, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in muhalefeti suçlayan açıklamalarına tepki gösterdi. Yoklama istemenin içtüzükten doğan meşru bir hak olduğunu vurgulayan Çömez, “Cenazeleri varsa başımız sağ olsun ama her gün cenaze olmaz” dedi.
İktidarın kendi getirdiği yasa tekliflerini savunmak için bile Genel Kurul’a gelmediğini belirten Çömez, “Salı, çarşamba, perşembe günleri açıkça söyledik; gelmiyorsunuz. Trafik cezalarını yüzde 300-400 artırıyorsunuz, bu yasada ciddi eksikler var, gelin düzeltelim diyoruz. Yoklama isteyeceğimizi de önceden söylüyoruz. Kendi getirdiği yasayı savunmayan bir iktidarın şikâyet edecek hiçbir hakkı yok” ifadelerini kullandı.
Meclis’in bir “el kaldırıp indirme makinesi” olmadığını vurgulayan Çömez, “Burası saraydan gelen yasa tekliflerinin onaylandığı bir tasdik makamı değildir” dedi.
“Suriye fiilen parçalanma sürecinde”
Suriye’deki gelişmelere de değinen Çömez, İYİ Parti’nin temel yaklaşımının Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması olduğunu hatırlatarak, gelinen noktada bu hedeften ciddi biçimde uzaklaşıldığını söyledi. Çömez, “Suriye’nin güneyi İsrail tarafından işgal edildi, Golan Tepeleri işgal altında. Fırat’ın doğusunda PYD-YPG’nin hâkim olduğu bir alan var. Bugün Suriye fiilen bir işgal ve parçalanma süreci yaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Tüm toplumsal kesimlerin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirten Çömez, 10 Mart Mutabakatı’na uyulmadığını hatırlatarak, “Başından beri uyardığımız her mesele birer birer gerçekleşiyor. Türkiye bundan sonra çok daha dikkatli olmalı ve politikalarını buna göre dizayn etmelidir” dedi.
“İran rejimi ders çıkarmalı”
İran’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise rejimin demokratik olmayan yapısının uzun yıllardır toplumda birikmiş ciddi bir itiraza yol açtığını ifade eden Çömez, son olaylarda 50’den fazla kişinin hayatını kaybettiğine dair iddialara dikkat çekti. “Buna rağmen halkın itirazları sürüyor” diyen Çömez, İran yönetiminin bu süreçten ders çıkarması gerektiğini vurguladı.
ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan tutumuna da değinen Çömez, “Amerika’nın Venezuela ile başlayan hoyrat yaklaşımının İran için de benzer sonuçlar doğurması ihtimali var. Umarım bu noktaya gelinmez” dedi. Türkiye’nin rolünün ise bölgesel istikrarı sağlayacak rasyonel politikalar üretmek olduğunu belirtti.
“Su krizinde siyasi istismar doğru değil”
Ankara’da yaşanan su kesintilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Çömez, sorunun yalnızca yerel yönetimlere yüklenemeyeceğini söyledi. İklim krizine dikkat çeken Çömez, yağışların azalması ve sıcaklıkların artmasının uzun süredir bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, “Ortada ciddi bir vizyonsuzluk ve öngörüsüzlük var. Barajlar ve suyun taşınması konusunda altyapı yetersizliği söz konusu” diye konuştu.
İktidar ile yerel yönetimlerin ortak sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Çömez, “Siyasi istismar yaparak ‘su veremiyorsunuz’ demek yerine, yıllardır ihmal edilen altyapı projeleri sorgulanmalıdır” ifadelerini kullandı.