Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bir televizyon programında yaptığı açıklamalar, baroların ortak tepkisine yol açtı. Gürlek, tutuklu kişilerin avukatlarıyla uzun süreli görüşmeler gerçekleştirebildiğini, bu yolla not ve talimatların dışarıya çıkarılabildiğini belirterek mevzuatta “boşluk” bulunduğunu savundu ve yasal düzenleme için talimat verdiğini açıkladı.
Gürlek ayrıca, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’na ilişkin olarak “Mahkeme salonları siyaset arenası değildir” ifadesini kullandı. Tutuklu isimlerin sosyal medya üzerinden açıklamalarının yayılmasının ve mitinglerde mektuplarının okunmasının doğru olmadığını dile getirdi.
80 baronun ortak açıklamasında, Adalet Bakanı’nın söz konusu ifadelerinin kaygı verici olduğu belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
Savunma hakkının insanlığın tarihsel gelişimiyle paralel biçimde güçlendiği, uluslararası sözleşmeler ve yüksek yargı içtihatlarıyla koruma altına alındığı vurgulandı. Soruşturmanın başladığı andan özgürlüğün yeniden kazanıldığı ana kadar bireyin en temel güvencesinin avukat olduğu ifade edildi.
Açıklamada, özgürlüğü sınırlanan kişilerin “köle değil birey” olduğu, ifade hürriyeti ve savunma hakkı gibi temel haklara sahip bulunduğu belirtilerek, bu haklara yönelik sınırlamaların bireyin maddi ve manevi bütünlüğüne zarar vereceği kaydedildi.
Barolar, yargının kurucu unsurlarından biri olan bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları hedef alan söylemleri kabul etmediklerini belirterek, yapılması planlanan düzenlemelerin hukuk devleti ilkesine zarar vereceğini savundu.
Ortak açıklamada, insan haklarını koruma ve savunma yükümlülüğü çerçevesinde söz konusu düzenlemelere karşı oldukları kamuoyuna duyuruldu.
Mevzuat değişikliği taslağının Meclis gündemine ne zaman geleceği ise henüz netleşmedi.