Trump, Rusya ve Çin’i gerekçe göstererek, aksi takdirde bu iki ülkenin Grönland üzerinde nüfuz kuracağını iddia etti. “Harekete geçmek zorundayız. Aksi halde Rusya ve Çin Grönland’ı ele geçirir” diyen Trump, konunun ABD’nin ulusal güvenliği açısından kritik olduğunu öne sürdü.
“Kolay Yoldan Anlaşma Yapamazsak Zor Yoldan Yaparız”
ABD Başkanı, önceliğinin diplomatik bir anlaşma olduğunu belirterek, “Kolay yoldan bir anlaşma yapmak istiyorum. Ancak kolay yoldan yapamazsak, zor yoldan yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, Rusya ve Çin’i “komşu” olarak kabul etmeyeceklerini de sözlerine ekledi.
Trump, açıklamasında Venezuela’ya da değinerek, Çin veya Rusya’nın bu ülkeyi işgal etmesine izin vermeyeceklerini söyledi. “Eğer biz harekete geçmeseydik, şu anda Çin veya Rusya Venezuela’da olurdu” diyen Trump, ABD’nin küresel ölçekte müdahaleci rolünü savundu.
ABD Başkanı, Grönland konusunda “henüz” paradan bahsetmediğini ancak bunun ilerleyen süreçte gündeme gelebileceğini de dile getirdi.
Ulusal Güvenlik Vurgusu
Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonların ardından Grönland’a yoğunlaştığını belirterek, bölgenin “ele geçirilmesinin” ABD’nin ulusal güvenlik önceliklerinden biri olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ın statüsü açısından uluslararası alanda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
NATO Çıkışı: “Ben Olmasaydım NATO Olmazdı”
Öte yandan Trump, NATO’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Kendisinin başkan olmaması halinde NATO’nun zora gireceğini ileri süren Trump, “Benim NATO’yu tamamen desteklediğimi anlamalısınız. NATO’yu ben kurtardım. Ben olmasaydım şu anda NATO diye bir şey olmazdı” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Grönland ve NATO’ya yönelik bu çıkışları, hem Avrupa’da hem de uluslararası kamuoyunda yeni diplomatik gerilimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor.