Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişikliklerinin Uludağ’ı madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açma riski taşıdığını belirterek ortak bir açıklama yayınladı.
BURSA (İGFA) - Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunması için bir araya geldi.
DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu açıklamada, milli parkların sadece doğal güzellikler değil, aynı zamanda su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı.
Planlanan Yapılaşma ve Riskler
Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’na yeni turizm tesisleri yapılması ve ulaşım için asfalt yollar açılmasının planlandığına dikkat çekildi. Kaçak yapıların “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılma riski olduğu ifade edildi.
Zaten Var Olan Tehditler
Parkın halihazırda madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yapılaşması ve şehir baskısı altında zarar gördüğünün altı çizildi. Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve endemik türlerinin bölgenin yaşam kaynağı olduğu ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşıladığı belirtildi.
"Bursalıya Sormadan Olmaz"
Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehdit ettiğini ve Bursa’nın yaşam kaynağını riske attığını belirtti. "Bursalıya sormadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur" mesajını verdi.
Açıklamaya imza atan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuksal ve eylemsel mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.