Ankara–Caracas hattındaki bu yakınlaşma, yalnızca diplomatik ve siyasi düzlemde değil, ticari alanlarda da yeni kapılar aralamıştı.
İşte bu noktada, kamuoyunun karşısına Ahlatçı Holding ve Venezuela arasındaki ticari ilişkiler basına yansımış, gündemi hayli meşgul etmişti.
İddialara göre, 2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Venezuela ziyareti sırasında Ahlatçı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatçı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya bizzat tanıtılmış, bu tanışmanın hemen ardından, Ahlatçı Holding’e ait Çorum’daki altın rafinerisi ister istemez Venezuela yönetiminin ilgisini çekmişti.
Bildiğiniz gibi Venezuela’nın ciddi altın rezervlerine sahip bir ülke olması, bu ilgiyi daha da anlamlı kılıyordu.
Uluslararası yaptırımlar altında bulunan Caracas yönetiminin, ham altını işleyebileceği güvenli ve teknik kapasitesi güçlü partnerler aradığı, bu çerçevede Türkiye’nin ve Ahlatçı rafinerisinin bir seçenek olarak değerlendirildiği öne sürülmüştü.
O tarihler de basına yansıyan haberlerde, Venezuela altınının Türkiye’de işlenmesi ya da Ahlatçı rafinerisinin bu süreçte rol alabileceği yönünde beklentiler dile getirilmiş, çarşar-çarşaf haberler yapılmıştı.
Resmî makamlar ve şirket cephesinden yapılan açıklamalarda ise, söz konusu temasların meşru ticari ve diplomatik görüşmelerden ibaret olduğu vurgulandı.
Haklı olarak Türkiye ile Venezuela arasındaki işbirliğinin, iki egemen devletin karşılıklı çıkarları doğrultusunda yürütüldüğünün altı çizilmişti.
Ahlatçı Holding tarafı, altın rafinerisinin uluslararası standartlara uygun faaliyet yürüttüğünü, tüm işlemlerin Türk mevzuatı ve uluslararası kurallar çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade edilerek, şirketin, yasa dışı ya da yaptırımları delmeye yönelik herhangi bir faaliyetin söz konusu olmadığını savunmuştu.
Zaten aksine bir şey de beklenemezdi.
Yetkililer, Türkiye’nin Venezuela ile ticaretinin şeffaf olduğunu ve devletin bilgisi dışında hiçbir işlem yapılmadığını dile getirmiş, kamuoyunu net bir şekilde bilgilendirmişti.
Bu kadar açıklamaya rağmen kamuoyunun merak ettiği ve hâlâ yanıt bekleyen şu sorular bakalım ne zaman cevap bulacak:
Bu sorulara net ve tatmin edici cevaplar verilmediği sürece, Ahlatçı–Venezuela hattındaki temaslar yalnızca ekonomik bir işbirliği olarak değil, diplomasinin altınla kesiştiği tartışmalı bir alan olarak gündemde kalmaya devam eder diye düşünüyorum.
Çünkü mesele sadece altın değil; şeffaflık, kamu yararı ve devlet–özel sektör ilişkilerinin hangi zeminde yürütüldüğüdür.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.