Raşit Yetim

Günün Yazısı


Bayrak Yerdeyken, Millet Ayakta Kalabilir mi?

.

Vatan, bayrak ve dil…
Bu üç kavram, bu topraklarda yaşayan insanlar için uzun yıllar boyunca tartışmasız bir ortak paydaydı. Yüksek sesle dile getirilmesine gerek yoktu; anlamları zaten biliniyordu.

Türkiye Cumhuriyeti, zor şartlar altında kuruldu. Yoklukla, fedakârlıkla ve büyük bedeller ödenerek… 

Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na uzanan süreç, yalnızca askeri başarılarla değil, güçlü bir toplumsal iradeyle şekillendi. Ay yıldızlı al bayrak, bu iradenin ve bağımsızlık kararlılığının sembolü oldu.

Bugün ise ister istemez şu soruyla karşı karşıya kalıyoruz:
Bu mirasa ne kadar sahip çıkıyoruz?

Zaman zaman kamuoyunda rahatsızlık yaratan olaylara tanıklık ediyoruz. 

Ortak değerlerimize yönelik duyarsızlıklar, toplumsal hassasiyetleri zorlayan davranışlar, semboller üzerinden yaşanan tartışmalar… 

Tepkiler çoğunlukla sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı kalıyor. Öfke ifade ediliyor, ardından gündem değişiyor.

Oysa bir ülkeye sahip çıkmak, yalnızca tepki vermekle mümkün değil.

Sorumluluk bilinci; hukukla, sağduyuyla ve ortak akılla hareket etmeyi gerektirir. Tepki kadar çözüm üretmek, eleştiri kadar katkı sunmak da önemlidir. Yurttaşlık, sadece hak talep etmek değil; aynı zamanda sorumluluk üstlenmektir.

Zaman zaman her şeyi kadere bırakma eğilimi gösteriyoruz. “Allah bizi korusun” diyoruz. İnanç, bu toplumun önemli bir değeridir. Ancak tarih bize şunu açıkça gösteriyor: Bu ülke, sadece temennilerle değil; kararlılıkla, emekle ve bilinçle ayakta kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de yaptığı uyarılar da tam olarak buna işaret eder. O metin, bir karamsarlık belgesi değil; zor zamanlarda nasıl davranılması gerektiğini hatırlatan bir yol haritasıdır. Sorumluluğu başkasına devretmeden, şartlar ne olursa olsun ülkeye sahip çıkma çağrısıdır.

Bugün artık yeni bir “kurtarıcı” bekleme dönemi değildir. Böyle bir beklenti de gerçekçi değildir. Asıl ihtiyaç duyulan; bireylerin yurttaş olma bilinciyle hareket etmesi, ortak değerlerde buluşabilmesidir.

Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin ortak evidir.
Bu evi ayakta tutmak; geçmişe saygı kadar, bugüne ve geleceğe karşı sorumluluk almayı da gerektirir.

Bu emanet hâlâ bizim elimizdedir.


Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.

Yorumlar (1)
Gül güneğ Tebrikler

2.02.2026 13:12:00