Dile kolay… On milyar lira.
Bir yıl boyunca camilerde toplanan “bağış” parası… Ne makbuzu var, ne şeffaflığı.
Bu rakamı söyleyen de sıradan biri değil:
Diyanet’in her kademesinde görev yapmış ilahiyatçı ve sosyolog Prof. Dr. Niyazi Kahveci.
“Camilerde bir yılda toplanan para 10 milyar lirayı buluyor” diyor.
Yani 10 bin TOKİ dairesi yapacak kadar büyük bir meblağ.
Peki bu para hangi ihtiyaç için toplanıyor?
Elektrik Diyanet’ten…
Su Diyanet’ten…
Doğalgaz Diyanet’ten…
Ama “camimizin ihtiyaçları” hiç bitmiyor.
Demek ki ihtiyaç caminin değil, başka ceplerin.
Bazı camilerde toplanan para Diyanet kontrolünde olabilir, eyvallah…
Fakat esas sorun şu:
Para toplayan sadece cami değil; tarikatlar, vakıflar, cemaatler…
İmam tarikat mensubu, cemaat tarikat mensubu…
Sandığı koyuyorlar, “hayır” diyorlar, “Allah rızası” diyorlar…
Ama Allah’ın adıyla toplanan paranın yolu asansörle tarikata çıkıyor.
Türkiye’de öne çıkan 10 büyük tarikatın 82 kolu var.
Ve hepsi birbiriyle çetin bir rant rekabeti içinde.
Hani “aslan payı” derler ya…
Bu yapılar aslan değil, ormanın tamamının sahibi gibi davranıyor.
AKP iktidarı boyunca bu tarikat yapılarının nasıl palazlandığını, devlet içinde nasıl ağlar kurduğunu, kamu kaynaklarıyla nasıl beslendiğini artık sağır sultan bile biliyor.
Diyanet'ten büyük bütçe, tarikatlardan büyük iştah…
Sonuç: Kutsal mekânlar para dolaşımının kavşağına dönmüş durumda.
Bu 10 milyar liranın ne kadarı cami ampulüne, ne kadarı tarikat kasasına gidiyor kimse bilmiyor.
Çünkü hesap yok, denetim yok, şeffaflık yok…
Olan sadece kutsalın arkasına saklanmış dev bir para trafiği.
Bu ülkede caminin elektriğini devlet, suyunu devlet, masrafını devlet ödüyor…
Ama camiden çıkan paranın nereye gittiğini devlet bile bilmiyor.
Belli ki mesele “Allah rızası” değil, iktidarın kurduğu tarikat ekonomisinin rızkı.
İktidar tarikatları besliyor, tarikatlar iktidarı…
Arada ezilen yine halkın inancı, sömürülen yine caminin masumiyeti.
Ve bunca kara para akarken kimse çıkıp da demiyor ki:
“Bu 10 milyar lira caminin ihtiyacı değil, siyasetin utancıdır.”
Haber Sitemizde yayımlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Editörlük süreci, yalnızca dil ve biçim düzenlemesiyle sınırlıdır.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.