Birlik olalım; ama sahte birlik çağrılarına kanmadan, içi boş sloganlara sığınmadan. Emperyalizme karşı birlik, vitrinlik fotoğraflarla değil; bedel ödemeyi göze alan bir duruşla olur. Çünkü emperyalizm yalnızca dışarıdan gelen bir düşman değildir; içerideki işbirlikçileriyle, suskunlarıyla, menfaatini milletten üstün tutanlarla yaşar.
Onlar konuşur, biz yoruluruz; onlar plan yapar, biz dağılırız. İşte tam burada kaybederiz.
Bizi yıllardır “sen-ben” diye ayırdılar. İşçiyi memura, köylüyü kentliye, genci yaşlıya düşürdüler.
Bayrağı sevmenin adını gericilik, vatanı savunmanın adını fanatizm yaptılar. Kendi ülkende dik durmanı ayıp, yabancının sofrasında eğilmeni meziyet saydılar. Bu bir tesadüf değil; bu bilinçli bir yıkım projesidir. Ve bu projeye karşı tek panzehir vardır: Millî bilinçle örülmüş sarsılmaz bir birlik.
Birlik, haksızlığa sessiz kalmamakla başlar. Birlik, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dememekle güçlenir. Bugün başkasına yapılan yarın sana yapılacaktır; çünkü emperyalist düzen adaletle değil, sırayla çalışır. İlk susturduğu aydın olur, sonra işçi, sonra çiftçi, en son herkes. En sonunda konuşacak kimse kalmaz.
Şunu iyi bilelim: Emperyalistler güçlü oldukları için değil, biz dağınık olduğumuz için kazanır. Onların tankından önce bizim umutsuzluğumuzu sürerler sahaya. Biz birbirimize sırt çevirdiğimizde, onlar harita çizer. Biz kavga ettiğimizde, onlar madenimizi, limanımızı, emeğimizi paylaşır. Birliğimiz bozulduğunda yalnız toprak değil, onur da işgal edilir.
Bu yüzden birlik çağrısı romantik değil, zorunludur. Bu bir duygu meselesi değil, varlık-yokluk meselesidir. Ya birlikte direnip kendi kaderimizi yazacağız ya da ayrı ayrı susup başkalarının yazdığı kaderi yaşayacağız. Tarih nettir: Bu millet ne zaman birlik olduysa ayağa kalktı; ne zaman bölündüyse diz çöktürüldü.
Artık yeter. Kendi iç kavgalarımızı değil, ortak geleceğimizi konuşalım. Emperyalistlerin bize biçtiği rolleri reddedelim. Aynı bayrağın gölgesinde, aynı toprağın sorumluluğuyla, aynı vicdanla duralım. Çünkü bu ülke, parçalanmış kalplerle değil; birleşmiş iradelerle kurtulur.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.