Günün Yazısı


Kaybolan Masumiyetimiz...

Kaybolan Masumiyetimiz...

“Dünyaya bir kez çocukken bakarız. Gerisi hatıradır.”

Louise Glück

Çocukluk, insanın dünyayı olduğu gibi görebildiği tek dönemdir.
Çocuk, taşın sertliğini, gökyüzünün genişliğini, bir insanın yüzündeki duyguyu filtresiz, çok net görür.
Onda çıkar, önyargı, ideoloji yoktur.
Önün de duran hayat, henüz açıklanması gereken bir bilmece değil, yaşanması gereken bir mucizedir.

Sonra büyürüz.
...Ve büyümekle birlikte, dünyayı değil, bize öğretilen dünyayı görmeye başlarız.
Kelimeler, kalıplar, kurallar, korkular ve ideolojiler araya girer.
...Ve çocuğun berrak bakışı bulanıklaşır.
Gerçeğin yerini yorum, yorumun yerini propaganda alır.

Sevgili dostlar, bugün bizim yaşadığımız en büyük kriz, tam da bu işte:
Gerçeği doğrudan görememek.
Artık gördüğümüz şey, dünyanın kendisi değil; bize gösterilen, bana göre (dayatılan) dünya.
Ekranlardan, reklamlardan, hiç bir anlam taşımayan ifade etmeyen kitaplardan, sosyal medya algoritmalarından dayatılan  “sanal gerçeklik.”
Ve bu bize dayatılan yapay dünya, bizi yavaş yavaş kendimizden uzaklaştırıyor.

Çocukken öğrendiğimiz doğal merak, büyüyünce yerini korkuya bırakıyor.
Çünkü modern insan, sorgulamanın bedelini biliyor: dışlanmak, damgalanmak, susturulmak.
Bu yüzden çoğu insan, “bilmeme”yi seçiyor. Körler sağırları oynuyor.
Böylece çocukluğumuzun saflığı, sistemli bir şekilde yok ediliyor.

Günümüz eğitim sistemi gibi, bireyi özgürleştirmek yerine şekillendiriyor.
Sorgulayan değil, ezberleyen; düşünen değil, uyum sağlayan nesiller yetiştiriliyor.
Günümüz medyası, düşünmeyi değil, yönlendirilmeyi öğretiyor.
Tüketim kültürü, çocukluktaki o saf “var olma” halini, “sahip olma” hırsına dönüştürüyor.

Belki de bu yüzden büyümek, anlamak değil; unutmaktır.
Unutuyoruz: şaşırmayı, sevinmeyi, inanmayı, merak etmeyi.
Oysa çocukluğumuz, insanın kendine en yakın olduğu andır.
Ve bir toplumun umudu, çocukluğun bu berraklığını koruyabilmesindedir.

Dünya değiştikçe biz de değişiyoruz; ama kaybettiğimiz şey, sadece zaman değil.
Kaybettiğimiz, dünyaya o ilk bakışımız: saf, korkusuz, ön yargısız…
O bakışı bir daha asla aynı ışıkla yakalayamayacağız belki,
ama o masumiyetin peşinden gitmeyi bıraktığımız gün, insanlığımızı da kaybediyoruz…


Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.

18.11.2025 12:33:00