Yazdığı birbirinden harika ve yol gösterici köşe yazıları ile yıllardır kalplerimize ve zihinlerimize taht kuran gazeteci-yazar sevgili Özden İlhan’ın yayınevinden çıkması beklenen son kitabının ön sözünü okuma şansı buldum. Öyle güzel şeyler yazmış ki, okurken çok duygulandım.
Açık söyleyeyim: Okurken sadece bir metin değil, güçlü bir vicdan, derin bir düşünce ve cesur bir yüzleşme ile karşı karşıya olduğumu hissettim.
Harikaydı…
Yılların gazetecisi olan Özden İlhan’ın kalemi güçlüdür. Kolay olanı asla seçmez. Bilirim…
Okuru rahatlatan cümleler kurmak yerine, rahatsız eden sorular soruyor.
Onaylanmak yerine, düşündürmeyi; övgü almak yerine, yüzleştirmeyi tercih eder.
Bu, herkesin yapabileceği bir şey değildir.
Bana göre gerçek yazarlık bu olmalıdır.
Yazdığı her satırda bir anlam, her cümlesinde bir sorgulama var. Modern insanın kökleriyle arasına koyduğu mesafeyi sorguluyor.
Özgürlük adına “yalnızlaşmayı,” bireysellik uğruna “bağlardan kaçışı” ve “yük olmamak” idealiyle görünmezleşen insan hâlini ele alıyor.
Aileden, kültürden, geçmişten ve hatta evrenle kurulan bağdan kopuşun birey üzerinde bıraktığı psikolojik, toplumsal ve varoluşsal izlerin izini sürüyor.
Bunları yaparken de okuru yargılamıyor; ama kendisiyle yüzleştiriyor.
Okurken sık sık şunu düşündüm: Bu satırlar sadece yazılmış değil, yaşanmış olmalı. Bu cümleler masa başında değil, hayatın içinde kurulmuş olmalı.
Sevgili Özden'in kalemi işte burada tam anlamıyla gücünü gösteriyor. Sözün arkasında bir duygu, bir vicdan ve bir insanlık hali var.
Kitap, yaşlılığı, evliliği, bireyselleşmeyi ve sorumluluğu; alışılmış kalıpların dışına çıkararak yeniden düşünmeye çağırıyor. “Yük olmamak” adına görünmezleşen yaşlıları, “özgürlük” adına yalnızlaşan gençleri, “kendin ol” sloganlarıyla köksüzleşen bireyleri cesurca masaya yatırıyor.
Sevgili dostlar: Bana göre bu bir öğüt kitabı değil. Hazır cevaplar sunmuyor. Bu kitap, bir yüzleşme daveti olacak gibi.
Çünkü insan köksüz yaşayabilir belki; ama köksüz kalması imkansızdır.
Bana: “vay bee…” dedirten bu kitabın, sadece okunacak olması değil; hissedilecek, altı çizilecek ve uzun uzun üzerine, düşünülecek bir eser olacağına inanıyorum.
Özden İlhan’ı yürekten tebrik ediyorum.
Güçlü kaleminin, net duruşunun ve insanı insana hatırlatan bu derin bakışının yolunun açık olmasını diliyorum.
Çok sevgilerimle...
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.