“Rızkımı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem.” Nesimi
Nesimi asırlar önce, bu cümleyi söyledi —
ve o cümle, hâlâ her çağın zalimine, her çağın iktidarına karşı yankılanıyor.
Nesimi’nin “Minnet Eylemem”i sadece bir şiir değil, bir direniş manifestosudur.
Çünkü o dizelerde, insana diz çöktürmek isteyen her otoriteye karşı duran bir vicdan vardır.
Bu söz, sadece inanca değil, onura da dayanır.
“Benim rızkım, sizden değil; Hak’tandır” diyen insan, artık hiçbir gücün kölesi değildir.
Bugün, yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen, hâlâ aynı sınavdayız.
Fark sadece biçimlerde.
Eskiden sultan vardı, şimdi sistem var.
Eskiden hünkârın huzurunda eğilmek gerekirdi, şimdi mevki sahiplerinin gölgesinde susmak yeterli.
Korkunun adı değişti, ama özü aynı kaldı: itaat kültürü.
Toplum, korku ve minnetle yönetiliyor.
İnsanlar, geçim korkusuyla, işini kaybetme kaygısıyla, dışlanma endişesiyle susturuluyor.
Ve sessizlik, erdem gibi gösteriliyor.
Oysa sessizlik, zalimin oksijenidir.
Bir toplum, minnet etmeyi öğrendiğinde, adalet talep etmeyi unutur.
Nesimi’nin sesi bu yüzden hâlâ tehlikelidir.
Çünkü o, “rızkı veren devlettir” diyen anlayışın temellerini sarsar.
O, “itaat et, kurtul” diyen zihniyetin karşısında, insanın kendi onuruna yaslanır.
Der ki: “Ben, hakkımı insandan değil, Hak’tan bilirim.”
İşte bu cümle, her dönemin otoritesine bir meydan okumadır.
Bugün iktidar sahipleri, biatı sadakatle karıştırıyor.
Oysa sadakat, hakikate olur; biat, güce.
Ve güç, en çok biat edenleri sever — çünkü sorgulayanlardan korkar.
Ama tarih hep aynı gerçeği gösterdi:
Hakikat, biatla değil; direnişle doğar.
Nesimi’yi öldürdüler.
Derisini yüzdüler, ama sözünü susturamadılar.
Çünkü hakikat, deriden değil, vicdandan yapılmıştır.
Ve vicdan, hiçbir makama, hiçbir “efendiye” eğilmez.
Bugün o sesi yeniden duymaya ihtiyacımız var.
Kula minnet etmeyenleri hatırlamaya,
susmanın konforundan çıkmaya,
ve şunu yeniden hatırlamaya:
Gerçek rızık, bir kapta değil — insanın başını dik tutabildiği yerde verilir.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.