Yeni Papa’nın Türkiye programı açıklandı. Programda iki durak var ama iki ayrı niyet var.
Biri sessiz, diğeri gürültülü.
Biri sembolik, diğeri gösterişli.
İznik’te minik bir ritüel.
İstanbul’da dev bir ayin.
Ve sorulması gereken ilk soru şu:
Madem mesele yalnızca dua etmek… o zaman neden duaların sesi en kutsal saydıkları İznik’ten değil de İstanbul’un beton arenasından yankılanıyor?
İznik’te yapılacak törenin adı bile diplomatik sterilizasyon kokuyor:
“Antik Aziz Neophytos ekümenik duası.”
Yani kontrollü, limitli katılım, maksimum sembolizm.
Bir tür “biz bu toprağı unutmadık” ziyareti.
Halktan uzak, medyadan izole, küçük bir seremoni…
Ama anlamı büyük:
Toprağa küçük bir çentik atmak. Bir iz bırakmak. Bir hatırlatma.
Bu ritüelin amacı ibadet değil; alan işaretlemek.
Gelelim Volkswagen Arena’ya.
Duaların İstanbul’un göbeğinde, binlerce kişinin dolduracağı dev bir kapalı salona taşınmasının sebebi ne?
Gayet basit:
Bu ayin dua değil, gösteri. Gösteri değil, güç gösterisi.
Metropollerin kalbi tesadüfen seçilmedi. Kalabalık tesadüfen değil. Kamera tesadüfen değil. Uluslararası medya tesadüfen hiç değil.
Papa’nın İstanbul’da düzenleyeceği ayin, “bu coğrafyada görünmekle kalmıyoruz, sahneye çıkıyoruz” deme biçimi.
Tarihe bakınca insan ister istemez düşünüyor:
Dün adım atmaları bile tartışma konusuyken, bugün hem İznik’e ritüel, hem İstanbul’a arena ayini nasıl mümkün hale geldi?
Kim bu kapıları açtı?
Hangi siyasetçiler, hangi hesaplarla bu programlara “buyurun” dedi?
Kimler “karışmayın, böyle olacak” diye perde gerisinde el uzattı?
Ve daha önemlisi:
Bütün bunların farkında olan kaç kişi var?
Bu ziyaretle verilen mesaj, diplomatik nezaket süsü verilmiş çıplak bir gerçektir:
“Biz geri döndük ve bu topraklarda hak iddia ediyoruz.”
İznik ritüeli: geçmişin işareti.
İstanbul ayini: geleceğin ilanı.
Bugün atılan her adım, “biz buradayız ve sadece dua etmeye gelmedik” cümlesinin başka türlü yazılmış hali.
Kimileri bunu abartılı bulabilir.
Kimileri “normal protokol canım ne olacak” diyebilir.
Ama açık konuşalım:
Bu ziyaret bir gezi değil, bir yoklama.
Bir yoklama değil, bir işaret.
Bir işaret değil, bir alan belirleme hamlesi.
Görünen köy kılavuz istemez.
Papa dua etmeye değil, “buradayım” demeye geliyor.
Anlayana…
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.