Sadi Yılmaz

Günün Yazısı


Sahte Şeyhler ve Modern Putlar

.

Bu düzenin ilk işi, aklı itibarsızlaştırmaktır. Çünkü düşünen insan tehlikelidir. Soran insan zincir kabul etmez. Bu yüzden müride şunu öğretirler. Akletme inan, okuma, dinle, vicdanına değil, bize güven.

Oysa iman, aklı yok ederek değil, aklı ahlâkla terbiye ederek güçlenir. Aklın tasfiye edildiği yerde din kalmaz, itaat tarımı başlar. Sahte şeyhler sevgiyi öğretmez, onlar korku öğretir. Bizden ayrılırsan saparsan helak olursun, bizsiz kurtuluş yok derler.

Bu dil, din dili değil, tarikat faşizmidir. Allah’la kul arasına giren herkes, ne kadar kutsal konuşursa konuşsun, puttur. Bu yapılar, gerçeği sevmez.
Çünkü gerçek, hesap ister. Onun yerine menkıbe anlatırlar. Uçan şeyhler, kerametli bakışlar, gaybdan haberler.

Çünkü masal anlatan, hesap vermek zorunda kalmaz. Bu çürümüş düzenin en savunmasız hedefleri kadınlar ve çocuklardır. Kadın, ya da
suçlanır.Çocuk, ya istismar edilir, ya da yok sayılır.
Ve bütün bunlar olurken,sözde kutsal yapılar
itibarımız zedelenmesin diye günahı gizler. Burada susmak, tarafsızlık değil, suça ortaklıktır.

Lüks İçinde Vaaz, yoksula sabır. Sahte şeyhler en çok sabırdan bahseder. Ama sabrı kendileri için değil, başkaları için isterler. Yoksula sabır öğütler,
kendileri ise israf içinde yaşarlar. Mazluma tevekkül derler, kendileri ayrıcalık ister. Bu din değil, sınıfsal bir aldatmacadır. Bunların asıl amacı paradır. Ama para asla açıkça konuşulmaz. Himmet, bağış, hizmet denir.

Onlar itaat ister. Akıl değil, sadakat ister. Vicdan değil, bağlılık ister. Hakiki şeyh, kendini gizlerdi.
Sahte şeyh, kendini merkez yapar. Hakiki olan, müridini özgürleştirirdi. Sahte olan, müridini kendine bağlar. Bugün şeyhlik, irfan makamı değil,
ekonomik tahakküm alanıdır.

Bu düzeni sadece sahte şeyhler kurmadı. Sessiz kalanlar da kurdu. Bilen ama konuşmayan âlimler,
gören ama yazmayan aydınlar, duyan ama susan cemaatler. Herkes payını aldı. Herkes sustuğu yerden sorumlu.

Gerçek âlim yalnızdır. Bu yüzden hakiki dindar sessizdir. Ama bu sessizlik, korkudan değil vakardan gelir. Şeyhini sorgulamayan, yarın Allah adına zulmü de savunur. Ve unutulmamalıdır ki:
Putlar sadece taştan yapılmaz. Bazıları cübbeyle, sakalla, makamla inşa edilir. Bu putlar yıkılmadan ne din arınır, ne de toplum kurtulur.

Bu yapılar, devleti sever ama hukuku sevmez.
Denetimi zulüm sayarlar. Hesap sormayı düşmanlık ilan ederler. Devletin gücüyle dini birleştirdiklerinde, ortaya çıkan şey din olmaz, korku imparatorluğu olur. Ve o imparatorluk, ilk fırsatta devleti de toplumu da zehirler.


Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.

10.02.2026 21:35:00