Bu ülkenin en büyük ihtiyacı; slogan atanlar, ezber bozanlar, bağıranlar, susanlar değil… Soru soranlardır.
Bu ülkede herkesin cebinde hazır bir cevap vardır. Daha cümleyi bitirmeden, daha soruyu kurmadan, daha düşünmeye bile fırsat kalmadan, şak diye yapıştırılan ezberler…
Kimse düşünmez, düşünene de fazla güvenilmez. Çünkü düşünmek, rahatsız edici bir eylemdir; hele ki bunun sonucunda soru soruyorsanız, daha da tehlikelidir.
Oysa bugün ihtiyacımız olan şey, cevap makineleri değil; soru sorabilen insanlar. Çünkü toplumları ileri taşıyan şey, verilmiş cevapların gücü değil, sorulmamış soruların cesaretidir.
Peki neden soru soran insana ihtiyaç duyarız?
Çünkü soru soran, sadece merak eden değildir; aynı zamanda hesap sorandır.
“Niçin böyle?”, “Neden böyle oluyor?”, “Kim karar verdi?”, “Ne değişti?” diye soran biri, düzenin konforunu bozar. Konforu bozulan düzen ise ya kendini düzeltir ya da kendini ele verir. Bu yüzden otorite, sorgulayanı sevmez; edilgeni sever. Soru soran insanın tehlikesi tam da buradadır: İktidarların, kurumların, kalıpların makyajını akıtır.
Cevap verenler ise çoğu zaman düzenin en aranan kadrolarıdır.
Çünkü sistem, düşünmeyene iş verir; düşüneni işsiz bırakır.
Hazıra konanı över; sorgulayanı dışlar.
Kuralı ezberleteni mükâfatlandırır; soruyu çoğaltanı tehdit sayar.
Bir toplumun karanlığı, cevap eksikliğinden değil; soru kıtlığından başlar.
Soru soran insan;
— Cahille tartışmaz, ama cehaletin nasıl yaygınlaştığını sorar.
— Hırsızı yakalamaz belki, ama “Neden bu kadar hırsız var?” diye sorar.
— Siyasetçiye inanmaz, “Bu vaat neden bu kadar güzel?” diye sorar.
— Kalabalığa kapılmaz, “Bu kalabalık niçin koşuyor?” diye sorar.
Ve en önemlisi:
Soru soran insan, önce kendini denetler.
Çünkü insanın içindeki karanlık, ancak soruların ışığıyla görünür olur.
Bu yüzden bugün ülkenin en büyük ihtiyacı; slogan atanlar, ezber bozanlar, bağıranlar, susanlar değil…
Soru soranlardır.
Cevap vermek kolaydır.
Asıl cesaret, soru sormaktır.
Ve belki de bu yüzden biz, doğru cevaplardan değil; sorulamayan sorulardan çöküyoruz.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.