Yıl 2025…
Balıkesir’in incisi Ayvalık’ta, turizmin gözdesi Küçükköy’de bir site var: Çamlıkköy Sitesi.
Bu yaz, orada 90 gün boyunca musluklardan bir damla bile şebeke suyu akmadı. (Bilmediğimiz başka yerlerde de olabilir...)
1 Haziran’dan 1 Eylül’e kadar insanlar tankerlerle su taşıyıp, kendi depolarını doldurarak yaşadı.
Evet, bu satırları 21. yüzyıl Türkiye’sinde yazıyoruz…
Daha da düşündürücü olan, bölgede hâlâ kanalizasyon sisteminin bulunmayışı.
Balıkesir’in turizm markası olan Ayvalık’ta, bazı sitelerde orta çağdan kalma foseptik kuyuları hâlâ hayatın bir parçası.
Küresel ısınma ve azalan su kaynakları bilinen bir gerçek ve yaşam için bir tehdittir.
Ama aynı şehirde bazı mahallelerde musluklar kesintisiz akarken, diğerlerinde kuruyorsa, sorun doğada değil, yönetim anlayışındadır.
Küçükköy Mahallesi Çamlıkköy Sitesi sakinleri defalarca BASKİ’ye başvurdu.
Ancak cevap hep aynı: “Tankerle su gönderiyoruz.”
Oysa tanker, çözüm değildir.
Sadece bir makyajdır, geçici bir örtüdür.
Sorun çözülmez, yalnızca ertelenir.
Bu sorunları yaşayan insanlar da bu şehrin sakinleri değil midir?
Onların da şebeke suyuna, çağdaş altyapıya hakkı yok mudur?
Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değildir.
Ayvalık’ta yaşanan su kesintileri ve kanalizasyon eksikliği,
yalnızca bir sitenin ya da bir mahallenin değil,
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin doğrudan sorumluluk alanıdır.
Dolayısıyla yaşanan her damla susuzluk, her foseptik kokusu,
büyükşehirin hizmet planlamasındaki eksikliğin bir sonucudur.
Su ve kanalizasyon gibi temel hizmetlerin olmadığı bir yerde
“gelişmişlik” kelimesi sadece bir slogan olur.
Ve bu koşullarda, insan onurundan söz etmek bile zorlaşır.
Haber Sitemizde yayımlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Editörlük süreci, yalnızca dil ve biçim düzenlemesiyle sınırlıdır.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.