Bu bir şikâyet yazısı değil, bu bir iç dökme hiç değil,
bu görmezden gelinen bir halkın, kayda geçirilmiş öfkesidir. Takvim sizin için bir umut değil, fırsattı.
Ey zincir marketler! Aybaşı sizin için maaş değil, zam saatinin çalmasıydı.
Siz daha para cebe girmeden, onu bizden geri almanın hesabını yaptınız. Hangi raftan, hangi kasadan, hangi etiketlerden nasıl çalabilirim diye, insanları hiç düşünmeden hemen etiket fiyatlarını değiştirdiniz. Biz çalıştık, biz terledik, biz bekledik. Siz her zaman olduğu gibi pusuda durdunuz. İnsanların emeğini rakam sanan vicdan yoksunları, ceplerini doldurmanın maalesef her zaman bir yolunu buluyorlar.
İnsanları açlığa mahkum ettiniz, adını kader zammı koydunuz.. Oysa o rakamlar garip gurebe için bir hayat demekti. Bir evin ışığı, evde bir tencerenin kaynaması, bir çocuğun okul çantasına konan umut demekti. Ama siz hiç mutfağa girmediniz. Hiç boş buzdolabının kapağını açmadınız. Hiç kasada “yetersiz bakiye” sesini duymadınız. Eğer duysaydınız, etiketleri bu kadar rahat bir şekilde değiştiremezdiniz.
Bugün konuşulan asgari ücret değil. Konuşulan asgari onurdur. İnsanlara “şükret” diyerek açlığı normalleştirdiniz. “Sabret” diyerek haksızlığa el uzattınız. Şükür, zulmün örtüsü yapıldı. Sabır ise sömürünün bahanesi oldu. Ama bilmezsiniz: Sabır tükenmez sanılır, ama o da bir gün taşar. Buna piyasa demeyin.Buna ekonomi hiç demeyin. Bu düzenin adı vicdansızlıktır.
Bu, alın terini ucuza kapatıp, hayatı pahalıya satma düzenidir. Bu, bir halkı yavaş yavaş yoksullaştırıp, sonrada ona “neden gülmüyorsun?” deme pişkinliğidir. Bu düzen, insanları hayatta tutup, yaşamaktan mahrum bırakma düzenidir.
Bu halk bağırmıyor diye, hiçbir şey anlamıyor mu sanıyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz. Bu sessizlik cehalet değil, biriktirmedir. Bu suskunluk korku değil, hesap tutmaktır. Çünkü bu millet çok şey gördü. Yokluğu da gördü, savaşı ve açlığıda gördü,
Ama hiçbir zaman onurunu pazara çıkarmadı.
Siz şunu unutuyorsunuz: Bu halk, zor zamanlarda bile, ayağa kalkmayı bilmiştir. Bugün eğilen başlar, yarın doğrulur. Bugün kısılan sesler, yarın gür çıkar.
Tarih bunun örnekleriyle doludur. Ve tarih, Kâr edenleri değil, yüzü kızaranları yazar.
Ey vurguncular, Asgari Ücretin artmasını beklediniz, ama şunu bilmediniz. Bu sadece para meselesi değil. Bu bir insanlık meselesi. Bu bir adalet meselesi. Bu bir hesap kitap meselesi. Unutmayın o hesap, bir gün mutlaka görülür. Bu satırları öfkeyle yazdım. Çünkü bazı dönemler vardır ki, yazmak bizler için görev olur.
Haber sitemiz de yayımlanan Köşe Yazıları ve Yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Gazete Gündem yazıların sorumluluğunu almaz.