Engin Yılmaz

Tarih: 20.11.2025 19:43

Görmediğini Sanan Medya, Göstermediğini Sunan Bizim Medya

Facebook Twitter Linked-in

Bir ülkede medya ikiye ayrılmışsa, o ülkede gerçek sahipsiz kalmış demektir:

İlki gözleri açık ama bakmayanlardan oluşur. İkincisi ise baktığını söyler ama aslında ne gördüyse saklar; ne sakladıysa topluma gerçek diye sunar. ...Ve bu ikisinin ortasında toplum, gerçeğin karanlıkta bırakıldığı bir sessizliğe mahkûm edilir.

Görmediğini Sananlar

Ekonomik sıkıntıyı, yoksulluğu, adaletsizliği, hukuksuzluğu görürler… Ama görmezden gelirler. Çünkü görmek cesaret ister; cesaret ise bedel ödetir.

Bugünün medya düzeninde bedel ödemek değil, bedelden kaçmak daha çok tercih ediliyor.
Soru sormayan gazeteci, rahatsız etmeyen ekran yüzü, eleştirmeyen yorumcu “Medya Mensubu” kabul ediliyor.

Televizyonlar sakin, sokak öfkeli; Ekranlar pembe, hayat gri. İşte manipülasyon da tam bu ikilikte kendini gösterir.

Göstermediğini Sunanlar

Diğer taraf ise gerçeği sadece gizlemekle yetinmez — yerine kendi gündemini koyar.

Önemsizi büyütür, önemliyi yok eder. Bir başlıkla milyonları ateşler, bir sessizlikle bir skandalı toprağa gömer.

Onlara göre medya, toplumun gözüdür ama hangi tarafa bakması gerektiğini onlar belirler. Halk haberi değil, kendisine izin verilen bilgiyi alır, almak zorunda kalır.

Bir süre sonra toplum olup biteni değil, kendisine izlettirileni (dayatılanı) konuşmaya başlar.

Eksik Gerçek En Tehlikeli Olandır

Aslında düz yalan kadar, gerçeğin eksik anlatılmış hâli de bir manipülasyon aracıdır. Bugünün, medya düzeni bu eksikliği çok profesyonel bir şekilde yönetiyor.

Kim görünür olacak, kim görünmez kılınacak? Kimin sesi duyulacak, kimin sesi boğulacak? Hepsi sözüm ona “editoryal tercih” kılıfıyla meşrulaştırılıyor.

Hayat, Bütün Yalanlardan Daha Gür Konuşur

Ancak unutulan bir şey var:

Medya manipüle edebilir, ama hayat manipüle etmez. Gerçek; faturadadır, mutfakta eksilen tencerededir, pazarda fileyi dolduramayan bir ailenin yüzündedir.

İnsanlar artık gerçeği haber bültenlerinden değil, yaşadıklarından öğreniyor. Bu yüzden bizim medya ne kadar uğraşırsa uğraşsın, gerçeğin üstünü artık örtemiyor.

Son Söz

Medya neyi saklarsa saklasın, toplumun içinde biriken huzursuzluğu gizleyemez. Çünkü insanlar gerçeği ekranda bulmasa da sokakta bulur; cebinde bulur; hayatın içinde bulur. Medya gerçeği yok sayabilir ama gerçek, eninde sonunda görmeyeni, duymayanı, konuşmayanı bir gün gelir yüzüstü bırakır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —