Özden İlhan

Tarih: 11.02.2026 00:38

SEDAT PEKER GERÇEĞİ

Facebook Twitter Linked-in

Bir köşe yazarı çıkıp Sedat Peker için “onur duyuyorum” dedi.
Yılmaz Özdil bunu daha önce de defalarca dile getirmişti. Buna karşılık bazı yazarlar sert bir şekilde karşı çıktı ve bu görüşü savunanları hedef aldı.

Ben Sedat Peker’i, video ifşalarına başladığı günden beri takip ediyorum. İnsanları tek bir kelimeyle, tek bir geçmişle tanımlamak kolaydır. Asıl zor olan, bir insanın değişim iradesini görüp buna kayıtsız kalmamaktır.

Sedat Peker ismi toplumda farklı tepkiler uyandırıyor. Kimi onu sert biçimde eleştiriyor, kimi ise açıkça desteklediğini söylüyor. Bana göre bu tartışmada susmak değil, olan biteni dikkatle izlemek gerekir.

Geçmişte yapılan hatalar elbette vardır ve bunlar yok sayılmamalıdır. Ancak bir insan korkmadan konuşuyorsa, bildiklerini açıklıyor ve yanlışlara karşı açıkça tavır alıyorsa, bu duruş da küçümsenmemelidir. Özellikle sokak hayvanları için yaptığı yardımlar, sadece bir destek değil; başkalarına da örnek olan bir çağrıdır. Bugün birçok insan bu sayede yardım etmeye cesaret ediyorsa, bu etki görmezden gelinemez.

Toplum olarak çoğu zaman zor olanı yaparız: İnsanı ya tamamen yüceltir ya da tamamen sileriz. Oysa mesele ne aklamak ne de linç etmektir. Mesele, iyi olanı doğru yerde görmek ve yapılan doğruyu yalnız bırakmamaktır.

Bir insan değişmeye karar verdiyse, ona sürekli geçmişini hatırlatmak, o değişimin önüne duvar örmektir. Değişim, destek gördüğünde güçlenir. Tam da bu yüzden, konuşan ve risk alan insanlar toplumdan tamamen dışlanmamalıdır.

Zenginlik, ün ve güç birçok kişide kibri büyütür. Ancak ailesiyle, insani yönleriyle gündeme gelen birini yalnızca eski hatalarına indirgemek, adalet duygusunu zedeler.

Bu nedenle “onur duyuyorum” diyen gazetecilere de hak veriyorum. Çünkü bu söz, bir kişiyi kutsamak değil; doğru olduğunu düşündüğü bir duruşun arkasında durmaktır.

Benim durduğum yer nettir. Sedat Peker’i ifşa videolarına başladığı günden beri izliyorum ve bugün de takip etmeye devam ediyorum. İnsanlara her zaman bir şans verilmelidir. İyi olan desteklenmeli, doğru olan yalnız bırakılmamalıdır.

Sonuç olarak şuna inanıyorum:
Geçmiş, insanın alnına kazınmış bir mühür değildir. İnsan, yaptığı hatalarla değil; o hatalardan sonra ne yaptığıyla anlam kazanır. Bugünü yok sayarak adalet kurulmaz. İyi, kimden gelirse gelsin iyidir ve iyilik, sessizlikle cezalandırılmamalıdır.

Son olarak şunu da söylemek gerekir: Yapılan yardımların samimiyeti, alkıştan çok süreklilikle ölçülür. Sokak hayvanlarına uzanan her el, yalnızca bugünü değil, yarını da kurtarır. Bu yardımların artarak devam etmesi, başkalarına da örnek olması en büyük temennimdir. Çünkü bazen bir insanın attığı adım, birçok insanın vicdanını harekete geçirir. İyilik çoğaldıkça anlam kazanır; paylaşıldıkça güçlenir. 

Ruhumuzun güzel şeyleri duymaya ve görmeye bu kadar ihtiyaç duyduğu bir dönemde, Sedat Peker’in, yaptığı her güzel şey bana umut oldu, sevinç oldu.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —