Eyüphan Kılıç

Tarih: 21.02.2026 21:55

Terazide Adalet: Dara Alınmadan Satış Hukuka da Vicdana da Sığmaz

Facebook Twitter Linked-in

Bir kilogram baklava, zeytin ya da kuruyemiş satın alındığında tartının gösterdiği rakam çoğu zaman ürünün net ağırlığını değil, ambalajla birlikte brüt ağırlığı ifade ediyor. Yani tüketici, ürün fiyatı üzerinden ambalaj bedeli ödüyor.

Bu durum küçük bir ihmal değil; hem hukuki hem de ahlaki bir sorundur.

Hukuki Çerçeve Açık

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ölçü–tartı mevzuatı gereği satışa esas olan miktar net ağırlıktır.

Ambalaj düşülmeden kilogram fiyatı tahsil edilmesi, tüketiciyi yanıltıcı uygulama kapsamında değerlendirilebilir.

Somut örnek verelim:

Baklava kutularının ortalama darası:
•   60 –   90 gram
•   90 – 140 gram
• 120 – 200 gram

Baklavanın kilogram fiyatı 900 TL ise:
• 100 gram ambalaj =   90 TL
• 150 gram ambalaj = 135 TL

Bu bedel, ürün değil ambalaj karşılığı tahsil edilmiş olmaktadır.

Bu uygulama yaygınlaştığında mesele bireysel hata olmaktan çıkar, sistematik bir soruna dönüşür.

Denetim Mekanizması Güçlendirilmeli

İl Ticaret Müdürlükleri, belediye zabıtaları ve ilgili denetim birimleri yalnızca tartı aletlerinin kalibrasyonunu değil, dara uygulamasının fiilen yapılıp yapılmadığını da denetlemelidir.

Çünkü burada yalnızca tüketici mağduriyeti yoktur.
Dara alan esnaf ile almayan esnaf arasında haksız rekabet oluşmaktadır.

Adil piyasa düzeni için eşit uygulama şarttır.

Terazi Meselesi Sadece Hukuk Değildir

İslam geleneğinde ölçü ve tartı hassasiyeti açık bir şekilde vurgulanmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!”
(Mutaffifîn Suresi, 1. Ayet)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ise şu uyarıda bulunmuştur:

“Bizi aldatan bizden değildir.”

Terazide eksiltmek, kul hakkına girer.
Kul hakkı ise sadece hukuki değil, vicdani ve manevi bir sorumluluktur.

Sonuç

Dara almak 10 saniyelik bir işlemdir.
Ancak alınmayan dara; güven kaybına, hukuki sorumluluğa ve ahlaki vebale dönüşebilir.

Terazi yalnızca ticari bir araç değildir.
Terazi, adaletin sembolüdür.

Ulusal ölçekte çağrımız nettir:
• Net ağırlık üzerinden satış standart hale getirilmelidir.
• Denetimler artırılmalıdır.
• Tüketici bilinçlendirilmelidir.

Demem o ki;
Mesele birkaç gram değil;
Mesele adil ticaret ve kul hakkıdır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —