Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

Adalet Yerine Linç Çağrısı: Tehlikeli Bir Eğilim
Tarih: 25.02.2026 17:33 Güncelleme: 25.02.2026 17:57

Adalet Yerine Linç Çağrısı: Tehlikeli Bir Eğilim

Sosyal medyada suç olaylarına verilen tepkilerde “cezayı biz keselim” anlayışı giderek normalleşiyor. Gazeteci ve yazar Özden İlhan, bu durumun hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı.

Gazete Gündem

 

Gazeteci ve yazar Özden İlhan, sosyal medyada suç olaylarının ardından yapılan yorumlar ve çağrılara ilişkin endişelerini paylaştı. İlhan, özellikle “Devlet adam edemiyorsa biz hallederiz” yaklaşımının giderek normalleşmesinin, toplumsal huzur ve adalet açısından tehlikeli bir eşik olduğunu vurguladı.

İlhan, açıklamasında öfkenin doğal olduğunu kabul ettiğini, ancak öfkenin yöneldiği yerin kritik önem taşıdığını söyledi. “Bir çocuğa zarar verildiğinde öfkelenmemek mümkün değil. Vicdanı olan herkes sarsılır. Ama öfkenin bizi götürdüğü yer çok önemli. Çözümü hukukun dışında, birilerinin gücünde aramaya başlarsak, çok daha büyük bir kapıyı aralamış oluruz” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada adı sıkça geçen Sedat Peker üzerinden yapılan çağrılara da dikkat çeken İlhan, “Hiç kimseye, özellikle Sedat Peker’e, zarar verilmemeli. Bu, hiçbir sorunu çözmez; aksine daha büyük bir kaos yaratır” dedi.

Yargı sistemine yönelik eleştirilerin haklı ve meşru olduğunu belirten İlhan, devletin eksikliği, yargının yavaşlığı ya da cezaların yetersizliği gibi konuların eleştirilebileceğini, hatta iyileştirilmesi talep edilebileceğini söyledi. Ancak bireysel güçlerin devreye girmesinin adaletsizliği azaltmak yerine artıracağını ifade etti: “Adalet kişilere bırakıldığı anda ölçü kaybolur, güçlü olanın sözü geçer. Bugün öfkemizle desteklediğimiz yöntem, yarın hiç ummadığımız bir yerde karşımıza çıkabilir.”

İlhan, toplumun öfkesini anlamakla birlikte hukukun zayıflamasının tüm toplumu ilgilendiren bir tehlike olduğunu vurguladı: “Devleti eleştirmek başka bir şeydir; devletin yerini bireysel güçlere bırakmak başka bir şeydir. Suçlar kadar, hukuksuzluğun çözüm gibi sunulmaya başlaması beni endişelendiriyor.”

Özden İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adaletin kişilere devredilmesine izin vermeyelim; öfkemizi kaybetmeyelim, ama hukuku da kaybetmeyelim. Hukukun üstünlüğü, güçlü ve zayıfın eşit biçimde yargılandığı bir sistemi korumak demektir. Eğer bu sınır aşılırsa, toplumsal kaos kaçınılmaz hale gelir.”

İlhan, açıklamasında sosyal medyanın, hızlı ve yoğun tepki mekanizmasıyla kamuoyunu şekillendirme gücüne dikkat çekerek, bu ortamda adaletin ve hukukun korunmasının önemine vurgu yaptı. “Sosyal medyada yükselen ‘cezayı biz keselim’ anlayışı, kısa vadede tatmin edici gibi görünse de uzun vadede toplumu hukuksuzluğa ve güvensizliğe sürükler” dedi.

Bu kapsamlı değerlendirmesiyle İlhan, hukuk devleti ilkelerinin, öfke ve adalet talepleriyle çatışmadan korunmasının önemini bir kez daha gündeme taşımış oldu.

Haber Kaynak : Engin Yılmaz
Yorum