Davutoğlu, yazılı açıklamasında, büyükelçilerin şahsi kanaat açıklayamayacağını ve temsil ettikleri devlet adına konuştuğunu belirterek, söz konusu ifadelerin ABD Başkanı Donald Trump yönetimini bağladığını savundu.
Beyaz Saray’ın konuya ilişkin sessizliğini eleştiren Davutoğlu, “Bu suskunluk diplomasi değil, zımni onaydır.” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamayı “yayılmacı doktrin” olarak nitelendiren Davutoğlu, bunun emperyalist bir stratejiye psikolojik zemin hazırlama girişimi olduğunu öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunan Davutoğlu, Türkiye’nin diplomatik ve siyasi düzeyde çeşitli adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Davutoğlu, bu kapsamda TBMM’de ortak bir tutum alınması, ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, ABD yönetiminden resmi açıklama talep edilmesi ve ilgili büyükelçiye yönelik yaptırımların gündeme getirilmesi önerilerinde bulundu.
Bölge ülkeleriyle ortak diplomatik girişim başlatılması gerektiğini de kaydeden Davutoğlu, İslam ülkelerinin mevcut tepkilerinin yetersiz kaldığını savundu.
Davutoğlu, “Haritalar önce sözle çizilir. Sınırlar önce zihinlerde genişletilir.” ifadelerini kullandı.