Kallas, Norveç’te düzenlenen Oslo Güvenlik Konferansı’nda “Yeni Normal’le Karşı Karşıya Kalan Transatlantik Ortaklık” başlıklı oturumda konuştu. Uluslararası kurallara dayalı düzenin büyük ölçüde bir yanılsama olduğuna yönelik tartışmaların arttığına dikkat çekti.
BM Şartı’nın güçlü ilkelere sahip olduğunu vurgulayan Kallas, buna karşın “Kurallar ihlal edildiğinde ne olacağı net değil. Güvenlik Konseyi var ama eğer bir Daimi Üye, BM Şartı’nı açıkça ihlal ederek başka bir ülkeye saldırırsa fiilen yapılabilecek çok fazla şey kalmıyor.” ifadelerini kullandı.
ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarının yalnızca mevcut ABD Başkanı Donald Trump dönemine özgü olmadığını belirten Kallas, farklı ABD yönetimlerinin politikalarında ciddi süreklilik bulunduğunu söyledi. Kallas, “Meseleyi tek bir kişilik ya da seçim döngüsü üzerinden okumak kolay ama yanıltıcı olur. Uzun vadeli bir politikadan söz ediyoruz.” dedi.
Bugünkü küresel şartlarda Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini güçlendirmesinin şart olduğunu kaydeden Kallas, aşırı bağımlılıkların kırılganlık yarattığını ifade etti. “Kırılgansanız zayıfsınızdır. Bu yüzden ortaklıklar kurmak kilit önemde. Her şeyi tek bir sepete koymamak gerekiyor.” diye konuştu.
NATO-AB ilişkilerine de değinen Kallas, “Tek bir ordunuz, tek bir savunma bütçeniz var. Eğer zaten NATO üyesiyseniz bunun yanında ayrı bir Avrupa ordusu kuramazsınız.” dedi. Avrupa savunmasının NATO’ya alternatif değil, tamamlayıcı olması gerektiğini vurguladı.
AB’nin mevcut Arktik stratejisinin güncelliğini yitirdiğini belirten Kallas, yeni bir Arktik stratejisi hazırlığı konusunda mutabık kalındığını açıkladı. Arktik’in artık sadece çevresel değil, aynı zamanda güvenlik ve ekonomik güvenlik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini söyledi.
Rusya’nın nükleer silah tehdidinin işe yaradığı algısının, bu silahların yayılmasını teşvik ettiğini savunan Kallas, bunun dünya düzeni açısından son derece tehlikeli bir gidişat olduğunu vurguladı. “Nükleer silahların yayılımı son derece tehlikeli bir gidişata yol açar.” dedi.