Ekonomi yönetimi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) koordinasyonunda kredi kartları, ihtiyaç kredileri ve konut finansmanını kapsayan yeni makroihtiyati adımları açıkladı.
Limitler gelirle uyumlu hale getirilecek
BDDK tarafından yapılan açıklamada, kart sahiplerinin tüm bankalardaki toplam kredi kartı limitinin ilk yıl için aylık ortalama gelirin en fazla iki katı, ikinci yıldan sonra ise dört katı olacağı belirtildi. Yeni kart çıkarılması ve mevcut kartların limit artırımlarında gelir beyanının belgeyle teyit edilmesi zorunlu olacak.
400 bin TL üzeri limitlere düşüş
Yeni düzenlemeye göre, toplam kredi kartı limiti 400 bin TL’nin üzerinde olan ve limitini aktif olarak kullanmayan müşterilerin kart limitleri kademeli olarak düşürülecek.
Toplam limiti 400 bin TL ile 750 bin TL arasında olanların limitleri, son bir yıl içinde en düşük kullanılan limit tutarının yüzde 50’si kadar azaltılacak.
Toplam limiti 750 bin TL’nin üzerinde olanların limitleri ise yüzde 80 oranında düşürülecek.
Limit düşüşü sonrası toplam kredi kartı limiti 400 bin TL ve altına gerileyen kullanıcıların 400 bin TL’ye kadar olan artış taleplerinde gelir ispatı aranacak, bu tutarın üzerindeki artışlarda finansal skorlama esas alınacak.
Uygulama takvimi
Limit azaltım işlemleri 15 Şubat’a kadar tamamlanacak. Bankalar, 1 Ocak 2027’ye kadar tüm kredi kartı limitlerini müşterilerin gelir düzeyleriyle uyumlu hale getirecek.
Kimler etkilenecek?
BDDK, düzenlemeden kredi kartı kullanıcılarının yaklaşık yüzde 25’inin etkileneceğini açıkladı. Aralık 2025 itibarıyla 40,7 milyon tekil kredi kartı kullanıcısının bulunduğu, bunların yüzde 75’inin 400 bin TL’nin altında limite sahip olduğu belirtildi.
Amaç ve eleştiriler
BDDK, düzenlemelerin tüketicinin korunması, alt gelir gruplarının desteklenmesi, yasa dışı bahisle mücadele ve uluslararası düzenlemelere uyum amacıyla alındığını duyurdu.
Ancak uygulama, acil ve yüksek tutarlı harcamaların nasıl karşılanacağı konusunda eleştiriler aldı. Uzmanlar, kredi kartı limitlerinin düşürülmesinin özellikle sağlık ve eğitim gibi zorunlu harcamalarda vatandaşları zorlayabileceğini, bazı kullanıcıların sistem dışı ve yasa dışı kanallara yönelme riskinin artabileceğini ifade ediyor.