Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki Limanağzı;
3. derece doğal sit,
üç adet 1. derece arkeolojik sit,
bir adet tarihi sit alanı statüsüne sahip.
Neredeyse tamamı orman ve zeytinliklerden oluşan alan, aynı zamanda Türkiye’nin ilk kültür rotası olan Likya Yolu güzergâhında yer alıyor.
Bölge, 2015’ten bu yana “Turizm Alanı” ve ardından “Eko Turizm Alanı” statüsüyle dört kez yapılaşmaya açılmak istenmiş; ancak yerel halk ve sivil toplum kuruluşlarının açtığı davalar sonucunda planlar yargı tarafından iptal edilmişti. Bilirkişi raporlarında da planların kamu yararı taşımadığı yönünde değerlendirmeler yer almıştı.
2025 Aralık ayında Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından, Limanağzı’ndaki 16 dönümlük özel araziye ulaşım sağlanması amacıyla yaklaşık 3 bin 978 metrekarelik orman arazisinden yol açılmasına izin verildi.
Söz konusu güzergâhın 29 yıllığına Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’ye kiralandığı ve izin belgelerinde “kamu yararı ve zaruriyet” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Şirketin sahibinin Erkan Mumcu olduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı.
Kararın ardından Kaş Cumhuriyet Meydanı’nda protesto düzenlendi. Eyleme CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ile CHP milletvekilleri Aliye Coşar, Cavit Arı ve Tuncay Ercenk de katıldı.
Protestoda dile getirilen temel soru şu oldu:
“Bu yol, Limanağzı’nda zeytinliği olan Kaş halkı için mi açıldı, yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi?”
Katılımcılar, kamu yararı gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını ve izin sürecinin eşitlik ilkesini zedelediğini savundu.
Erkan Mumcu ise planlanan yatırımın “glamping” tarzında, temelsiz yapılar içeren bir konaklama projesi olduğunu açıkladı. İmar mevzuatının zorunlu kıldığı zemin etüdü çalışmaları için sondaj makinesinin araziye ulaştırılması gerektiğini belirten Mumcu, imar hakkının mülkiyet hakkının bir parçası olduğunu ifade etti.
Ancak çevre örgütleri ve hukukçular, bölgede onaylı bir imar planı bulunmadığını, konaklama izni verilmediğini ve alanın “günübirlik tesis” statüsünde olduğunu belirterek, imarsız bir bölgede imar mevzuatına dayalı işlem yapılamayacağını savundu.
Sahada yapılan incelemelerde:
Zeytinlik arazide denize paralel altı yol açıldığı,
Alanın yaklaşık üçte birinde ağaçların söküldüğü,
İlçe Tarım Müdürlüğü’nden izin alınmadığı
iddiaları gündeme geldi.
Bu iddialar, yalnızca imar mevzuatı değil, zeytinliklerin korunmasına ilişkin özel mevzuat kapsamında da hukuki tartışma başlattı.
Protesto açıklamalarında, verilen iznin kamu yararından çok kişi yararına hizmet ettiği öne sürülerek iptal edilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca Tarım İl Müdürlüğü’nün zeytinlik alanlara yönelik müdahaleye karşı harekete geçmesi talep edildi.
Limanağzı’ndaki gelişmeler; özel mülkiyet ile kamu yararı arasındaki denge, Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yatırım sınırları ve idarenin takdir yetkisinin kapsamı açısından yeni bir hukuki ve etik tartışmayı gündeme taşıdı. Olayın yargıya taşınması halinde sürecin nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.