Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Milli Parklar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa Teklifi’nin ilk 5 maddesi kabul edildi. Kabul edilen düzenlemelerle Çevre Kanunu’nda değişikliğe gidilirken, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) yetkileri yeniden tanımlandı.
Düzenlemeye göre, 175 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında DKMP’ye verilen görevler çerçevesinde; biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması, sürdürülebilir kullanım esaslarının belirlenmesi, sulak alanların doğal yapısının ve ekolojik dengesinin korunması ile nesli tehdit veya tehlike altında bulunan türlerin denetimi konularında Genel Müdürlük yetkili olacak. Bu kapsamda idari yaptırım uygulama yetkisi de DKMP’ye verilecek.
Denetim faaliyetlerinde kullanılmak üzere Genel Müdürlük bütçesine gerekli ödeneğin konulacağı belirtilirken, bu hüküm doğrultusunda uygulanacak idari yaptırımlara karşı açılacak davaların DKMP’ye yöneltileceği hükme bağlandı.
Teklif kapsamında “alan kılavuzu” ve “av ve doğa koruma memuru” tanımları netleştiriliyor. Milli park dışındaki korunan alanlarda da milli parklara benzer planlama süreçlerinin uygulanması öngörülüyor. Uzun vadeli gelişme ve yönetim planları DKMP tarafından hazırlanacak veya hazırlattırılacak.
Düzenlemeyle, milli park ve tabiat parklarında (turizm bölgeleri dışında), kamu yararı ve planlara uygunluk şartıyla özel kişi ve şirketlere turistik tesis yapma izni verilebilecek. İntifa hakkı en fazla 49 yıl olacak, bazı durumlarda bu süre 99 yıla kadar uzatılabilecek. Süre sonunda tesisler DKMP’ye devredilecek.
Ayrıca ulaşım, enerji, su ve diğer altyapı projelerine de planlara uygunluk ve kamu yararı şartıyla izin verilebilecek. Acil ve zorunlu içme suyu tesislerinde plan şartı aranmayabileceği, bu tesislerin sonradan planlara işleneceği belirtildi.
Genel Kurul görüşmelerinde söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, teklifin Türkiye’deki 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatını geliştirme sahasını tehdit ettiğini ileri sürdü.
Aygun, düzenlemenin milli parkları turizme ve yapılaşmaya açacağını savunarak, turistik tesislerin 99 yıla kadar işletme hakkına sahip olmasının milli varlıkların ticarileştirilmesine yol açacağını ifade etti. Kaçak yapıların “mahkeme kararına lüzum kalmaksızın” yıkılabileceğini, ancak yıkılmaması halinde kullanılabileceğini belirten Aygun, bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi.
Teklif kapsamında milli parklar, tabiat anıtları, tabiat parkları ve sulak alanların Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına alınmasını eleştiren Aygun, “kamu yararı” gerekçesiyle ulaşım, enerji iletim hatları, petrol ve doğalgaz hatları, trafo, haberleşme, su ve atık su gibi yatırımlara izin verilebileceğini, bunun da doğal yaşam üzerinde baskı oluşturacağını dile getirdi.
Kaçak avcılıkla ilgili düzenlemelere de değinen Aygun, avcılık kurallarına uymayanların belgelerinin iptal edilmeyeceğini, iki yıllık yasak sonrası yeniden avcılığa dönebileceklerini belirterek, bunun caydırıcılığı zayıflatacağını savundu.
Teklifin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda devam edecek.