Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

Savaşta 4. Yıla Doğru: Yeni Füzeler Dengeleri Değiştirir mi?
Tarih: 14.02.2026 23:18 Güncelleme: 14.02.2026 23:21

Savaşta 4. Yıla Doğru: Yeni Füzeler Dengeleri Değiştirir mi?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dördüncü yılı yaklaşırken cephede çatışmalar sürüyor. ABD arabuluculuğunda Abu Dabi’de yapılan son görüşmelerden sonuç çıkmazken, gözler yeni nesil füze sistemlerine çevrildi.

Gazete Gündem

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalinin dördüncü yıldönümü yaklaşırken sahada askeri hareketlilik devam ediyor. ABD’nin arabuluculuğunda Abu Dabi’de gerçekleştirilen son temaslar ise diplomatik bir ilerleme sağlamadı.

Diplomaside tıkanıklık sürerken, çatışmanın seyrini değiştirip değiştiremeyeceği tartışılan gelişmiş silah sistemleri yeniden gündemde.

Yeni füzeler: Flamingo’ya karşı Oreşnik

Hem Rusya hem de Ukrayna cephesinde balistik ve seyir (kruz) füzelerinin yoğun biçimde kullanıldığı görülüyor. Balistik füzeler yüksek hızda ve öngörülebilir bir yörüngede ilerlediği için erken radar tespiti mümkün olabiliyor; ancak hız ve kinetik enerji avantajı nedeniyle önlenmeleri zorlaşıyor. Seyir füzeleri ise düşük irtifada, araziyi takip ederek uçtuklarından hava savunma sistemleri için daha karmaşık bir hedef oluşturuyor.

Ukrayna ordusu büyük ölçüde Batılı müttefiklerinin sağladığı sistemlere dayanıyor. ABD üretimi ATACMS balistik füzeleri ile Birleşik Krallık-Fransa ortak yapımı Storm Shadow / SCALP seyir füzeleri, Rusya’nın askeri altyapı ve lojistik hatlarına karşı kullanıldı.

Rusya tarafı ise daha uzun menzilli ve yüksek hızlı sistemlerle karşılık veriyor. Moskova’nın son dönemde kamuoyuna duyurduğu yeni nesil balistik sistemler, hipersonik hız iddiaları ve gelişmiş manevra kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Askeri denge değişir mi?

Uzmanlara göre tek bir silah sistemi savaşın kaderini belirlemiyor. Kritik olan; istihbarat, hedef tespiti, hava savunma yoğunluğu, mühimmat sürdürülebilirliği ve lojistik kapasite gibi unsurların bütüncül etkisi.

Batı menşeli uzun menzilli füzeler Ukrayna’ya derinlikteki hedeflere erişim imkânı sağlarken, Rusya’nın geniş mühimmat stoğu ve üretim kapasitesi çatışmanın süresini uzatıyor. Bu nedenle yeni füze sistemleri taktik düzeyde etki yaratabilse de stratejik kırılma için tek başına yeterli görülmüyor.

Sahadaki askeri gelişmelerin yanı sıra diplomatik kanalda yaşanacak olası bir ilerleme, savaşın seyrini değiştirebilecek en önemli faktör olarak değerlendiriliyor. Ancak mevcut tablo, hem cephede hem masada belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor.

Haber Kaynak : Dış Haberler
Yorum