Kumar bağımlılığı, psikiyatrik literatürde “kumar oynama bozukluğu” olarak tanımlanıyor ve madde bağımlılıklarıyla benzer nörobiyolojik mekanizmalarla ilerliyor. Uzmanlara göre Türkiye’de son yıllarda gözlenen artış, yalnızca bireysel bir zayıflık değil; ekonomik, teknolojik ve kültürel dinamiklerin birleşimiyle oluşan yapısal bir sorun.
Psikiyatri uzmanları, kumarın tarihsel olarak insanlık kadar eski olduğunu ancak dijitalleşmeyle birlikte erişimin radikal biçimde değiştiğini vurguluyor. Akıllı telefonlar sayesinde bahis ve kumar sitelerine 7/24 ulaşılabilmesi, riskli davranışın kontrolünü zorlaştırıyor.
Antropolog David Graeber ve arkeolog David Wengrow, insanlık tarihini ele aldıkları Her Şeyin Şafağı adlı çalışmalarında, eski toplumlarda da bahis kültürünün bulunduğunu aktarıyor. Yazarlara göre bazı kişiler, kaybedecek başka bir şeyleri kalmadığında özgürlüklerini dahi bahis konusu yapabiliyordu. Uzmanlar, bu örneğin kumarın tarihsel kökenini gösterdiğini ancak bugünkü ölçekteki yaygınlığın dijital çağın ürünü olduğunu belirtiyor.
Ekonomik belirsizlik dönemlerinde bireylerin riskli finansal davranışlara daha açık hale geldiğine dikkat çekiliyor. Artan borçluluk ve geçim sıkıntısı, bazı kişilerde “kayıpları telafi etme” ve kısa sürede yüksek kazanç sağlama umudunu güçlendiriyor. Ancak uzmanlara göre bu durum çoğu zaman daha büyük kayıplara ve borç sarmalına yol açıyor.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan yüksek kazançlı kupon görselleri ve başarı hikâyeleri, kumarı normalleştiren bir atmosfer oluşturuyor. Uzmanlar, kaybedenlerin çoğunlukla sessiz kalmasının, kazancın olağanmış gibi algılanmasına neden olduğunu ifade ediyor.
Uzmanlara göre kumar bağımlılığının başlıca belirtileri şöyle sıralanıyor:
Kaybı telafi etmek için giderek artan miktarlarda oynama
Borçlanma ve finansal gizleme
Aile ve iş yaşamında ciddi aksama
Bırakma girişimlerinin başarısız olması
Oynamadığında huzursuzluk ve gerginlik
Uzmanlar, çevrede bir bağımlılık şüphesi varsa yargılayıcı bir dil yerine destekleyici bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguluyor. Profesyonel yardımın önemine dikkat çekilirken, kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinin psikiyatri servisleri ile AMATEM birimlerine başvurulabileceği belirtiliyor.
Kumar bağımlılığının tedavi edilebilir bir ruh sağlığı sorunu olduğunun altını çizen uzmanlar, erken müdahalenin hem bireysel hem de toplumsal maliyeti azaltacağını ifade ediyor.